Cuma Namazının Edası
Şafiî İlmihali · Sayfa 202
Şafiî İlmihali kitabının "Cuma Namazının Edası" bölümü 202. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.
Bir kimse, fazla kalabalıktan dolayı secde yapmak için başını koyacak yer bulamaz ve her hangi bir şeyin üzerine secde yapmak mümkün olursa, acizesi başından yüksek olduğu hâlde o şeyin üzerinde secde yapar. Secde yapmak mümkün değilse bekler, cemaat secdeden kalktıktan sonra secdesini yapar. Ancak, imam onu takib eden sonraki rek'atın rûkûundan kalktığı halde secde yapamamış ise, mesbuk gibi, imama uyar. Sonra bir rek'at daha kılar. Eğer bilerek kendi nizamına göre hareket ederse namazı fesada gider. Unutarak kendi tertibini takib ederse namazı fesade gitmez, ama sücudu da muteber değildir.
İstilaya uğramış bir İslâm beldesinin ahalisi cuma namazını diğer İslâm beldeleri gibi kılmakla mükelleftirler. Hatta küfür diyarına yerleşen müslümanlar - kırk kişi olduktan sonra - cuma namazını kılmağa mecburdurlar.
Cuma Namazının Edası
Cuma namazının edası altı kısma ayrılır:
1- Cuma namazı kendisine vacib ve onunla mün'akid olan, hür, baliğ, âkil, sıhhatli ve cuma namazının kılındığı yere yerleşip mazereti bulunmayan erkek'tir.
2- Kendisiyle cuma namazı mün'akid olup ona vacip olmayan hasta, hasta bakıcı ve meşru bir mazereti bulunan erkek'tir.
3- Cuma namazı kendisiyle mün'akid olup vacib olmayan, fakat kıldığı takdirde bu namazı sahih olan kadın, hunsa ve yolcu erkek'tir.
4- Cuma namazı kendisiyle mün'akid ve vacib olmadığı gibi kıldığı takdirde cuma namazı sahih olmayan deli ve baygın kimsedir.
5- Kendisine vacib olmakla beraber kıldığı takdirde cuma namazı sahih olmayan mürted kimsedir.
6- Cuma namazı kendisine lazım ve sahih olan, fakat
onunla mün'akid olmayan; cuma namazının kılındığı yere yerleşmeyen erkek'tir.
Bilinmesi gereken bir husus vardır. Şöyle ki:
Bulaşıcı bir hastalığa mübtelâ olan kimsenin cuma ve bayram gibi namazlara gitmesi câiz değildir. Çünkü gitmesi, hastalığın yayılmasına vesile olabilir. İslâm dini, bir memlekette bulaşıcı bir hastalık bulunursa onu sıkı kontrol altına tutmayı emreder, oraya giriş ve çıkış, yasaklar. Peygamber (S.A.V.): "Bir memlekette vebânın bulunduğunu duyarsanız oraya gitmeyiniz. Bulunduğunuz bir memlekete gelirse ondan çıkıp başka yere gitmeyiniz." buyuruyor.
Diğer bir hadiste şöyle buyurmuştur: "Cüzzâmlıdan, aslandan kaçar gibi kaç." Hatta başkasına zarar verecek fitrî veya sarımsak ve soğan gibi şeyleri yemekten dolayı ârızî bir kokusu olan kimsenin cuma namazına ve cemâata gitmesi câiz değildir.
Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir