Dava ve Şahitlik

Şafiî İlmihali · Sayfa 598

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa598–599
SeviyeAna bölüm

Şafiî İlmihali kitabının "Dava ve Şahitlik" bölümü 598. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

لَايُؤٰاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓى اَيْمَانِكُمْ

"Allah, lağv ile ettiğiniz yeminlerinizde sizi muahaze etmez." Bakara 225

Bir kimse bir evde kalmayacağına dair yemin ederse, ayni anda evden çıkmak için eşyasını çıkarmakla meşgul olması icab eder. Eşyası yok ise beklemeden çıkması gerekir. Aksi taktirde yemini bozulmuş sayılır.

Birisi birisine "Ben seninle birlikte bu evde kalmayacağım" diye yemin ederse, onlardan birinin çıkması gerekir.

Bir kimse muayyen bir elmayı yememek için yemin eder, sonra o elma başka elmalara karışır ve o elmaları yer, yalnız birisini bırakırsa yemini bozulmuş sayılmaz.

Bir kimse, "ben konuşmayacağım" diye yemin eder sonra Kur'an-ı Kerim okur veya zikir ederse, yemini bozulmuş sayılmaz.

Bir kimse, "falan ile konuşmayacağım" diye yemin eder ve sonra kendisine bir mektup yazar veya birisiyle selâm gönderirse veya eliyle kendisine işaret ederse yemini bozulmuş sayılmaz.

Bir kimse, "ben alış veriş yapmayacağım" veya "bu nikâh'ı akd etmeyeceğim" diye yemin eder, sonra vekili yaparsa bir şey terettüb etmez.

Yeminini bozan kimseye dört şeyden birisi terettüb eder.

1 - Müslüman bir köle azat etmek.

2 - Veya o mahalde halkın çoğunun yediğinden, on fakirin her birisine bir avuç mikdarı vermek.

3 - Veya on fakiri giydirmek.

4 - Bunlardan hiç birisine gücü yetmediği taktirde üç gün yemin keffareti için ourç tutmaktır.

Sayfa 599

Dava Ve Şahitlik

Dava, lügatta istek ve temenni manasını ifade eder. İstilahda ise, birinin hakkının diğer bir kimsede olduğunu iddia etmektir. Şahitlik de bilgiye dayanan ifadedir.

Her davacının davasına evet hayır denilmez. İleriye sürülen davanın yürütülmesi için, davacı davasını destekleyen iki şahit getirmekle, iki şahit olmazsa bir şahit getirmek ve yemin içmekle mükelleftir. Bu da olmadığı takdirde davalı, kendisinde böyle bir hakkın olmadığına dair yemin eder. Ve bununla dava ortadan kalkar.

Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:

"Sade dava ile halkın isteği verilseydi, bir çok kimseler (haksız yere) bir çoklarının kan ve mallarını isteyeceklerdi. Bu böyle olmaz. Davacı için şahitler, davalı için yemin gerekir." (Beyhaki)

Bir şey birisinin elinde bulunsa, bu malın kendisine ait olduğuna dair iki şahidin bulunduğu gibi, başkası da zilyed'in hakkı olmadığına, belki kendisine ait olduğuna iki şahit getirse, her iki tarafın şahitleri hükümsüz olup olduğu gibi kalır. Yani mal zilyed'in elinde kalacaktır. Mal birisinin elinde bulunup, iki kişi bu malın hakkında dava açarlar, her birisi bu malın kendisine ait olduğunu iddia eder ve iki şahit getirirse, yine her iki tarafın şahitleri hükümsüz kalırlar. Bir kavle göre, o zaman mal ikisinin arasında bölünecek. Başka bir kavle göre, kur'a çekilecek, kime düşerse ona verilecek. Diğer bir kavle göre barışıncaya kadar olduğu gibi bırakılacaktır.

Bir kimse her hangi bir şey hakkında dava açarsa, cinsini, çeşidini, miktarını, ufak veya küçük meselâ, para olursa gümüş veya altın, Hamidi veya Reşadi, yüz veya ikiyüz olduğunu beyan etmelidir. Yoksa davaya bakılmaz.

Bir kimse, bir kimseye dava açarsa, davalı imtina etmediği takdirde, davanın isbatı için çalışacak, isbat etmeden evvel

Sayfa 598   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir