Fıtır Zekâtının Farz Oluşunun Hikmeti

Şafiî İlmihali · Sayfa 288

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa288–289
SeviyeAlt başlık

Şafiî İlmihali kitabının "Fıtır Zekâtının Farz Oluşunun Hikmeti" bölümü 288. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

sabun hükmünde olup zekâta tabi değildir. Bunun için bir kimse kuru temizleme müessesine sahip olup onu çalıştırırsa elde ettiği kazancın zekâtını vermez.

Gasp, çalma, ödünç rehin ve kayıp olma gibi bir sebeple malikin elinde bulunmayan altın, gümüş ve ticaret eşyası zekâta tabidir. Yani üzerinde bir sene geçse zekâtı farz olur. Yalnız rehin ve tahsili kolay ve vâdesi gelmiş borç müstesna adı geçen ve benzeri şeylerin zekâtı aynı anda verilmesi gerekmez ancak tahsil edildikten sonra zekâtının verilmesi lâzım gelir.

Bir kimse birisinden bir nisap miktarı borç alıp harcamadan yanında bir sene tutarsa, kendisine zekât farz olduğu gibi borç verene de farz olur.

Bir kimsenin zekâta tabii olan malı üzerinde bir sene geçerse, fakat o kadar veya daha fazla vereceği varsa zekâtın farz olmasına bir engel teşkil etmez. Yalnız Hanefi mezhebine göre borç miktarı çıkarılır, kalanın zekâtı verilir.

Fıtır Zekâtı

Fıtır zekâtı, hicretin ikinci senesinde ramazânı şerifin farz olduğu senede farz kılınmıştır. İbni Ömer (R.A.) diyor ki:

فَرَضَ رَسُولُ اللّٰهِ {ص} زَكَاةَ الْفِطْرِ مِنْ رَمَضَانَ عَلَى النَّاسِ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ وَصَاعًا مِنْ شَعِيرٍ عَلَى كُلِّ حُرٍّ اَوْ عَبْدٍ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثَى مِنَ الْمُسْلِمِينَ

"Resûlüllah (S.A.V.) Ramazan-ı şerif'de hurmadan veya arpadan bir sa', müslümanlardan hür olsun, köle olsun, erkek olsun, kadın olsun herkese farz kılmıştır." (Buhari, Müslim)

Sayfa 289

Fıtır Zekâtının Farz Oluşunun Hikmeti

Fıtır zekâtının farz oluşunun hikmeti, iki yönden mutalaâ edilebilir:

A) Oruç tutan kimse, yemekten, içmekten ve cinsi mukavenetten oruç tuttuğu gibi dili, göz ve kulağı, eli, ayağı ve sair azaları da menhiyattan oruç tutmaları gerekir. Fakat buna muvaffak olan çok nadir olduğundan, oruç tutanı günahlardan temizlemek ve orucun noksanını telâfi etmek için İslâm dini, fıtır zekâtını farz kılmıştır. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:

اِنَّهَا طُهْرَةٌ لِلصَّائِمِ مِنَ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ

"O, (fıtır zekâtı) oruçlunun, fuzuli ve kötü sözlerinden temizleyicidir."

Veki bin El-Cerrah diyor ki: "Secde-i sehv, namazın noksanlarını telâfi ettiği gibi, fıtır zekâtı da orucun noksanlarını telâfi eder."

B) Bayram, şenlik ve sevinç günü olduğundan bu sevincin umumi olması icab eder. İslâm dini bunu gerçekleştirip fakir ve muhtaçları da sevincde ortak kılmak için, fıtır zekâtını farz kılıp, halkın yedikleri ne ise aynı cinsten kendilerine verilmesini emretti.

Bayram günü ve gecesi kendisinin ve ihtiyacını karşılamakla mükellef olduğu kimselerin normal olarak nafakaları, mesken ve elbiseleri ve sair ihtiyaçlarından başka bir şeye sahip olan kimse, hem kendisi için, hem kendilerine bakmağa mecbur olduğu kimseler için fıtır zekâtını vermekle mükelleftir.

Kendilerine bakmağa mecbur olduğu kimseler şunlardır:

l) Naşize olmayan, zengin de olsa zevce.

2) Usulü (Ana ve babaları)

3) Füruu (Çocuk ve torunları)

Sayfa 288   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir