Gasp
Şafiî İlmihali · Sayfa 473
Şafiî İlmihali kitabının "Gasp" bölümü 473. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.
2 - Satın aldığı şeyin ayıplı olması halinde geri çevirmesi. Yalnız kusurlu olmakla beraber kazanç sağlayacağı biliniyorsa, onu geri çevirmek zorunda değildir.
3 - Sermayecinin izni olmadan kiraza ait malları bulunduğu yerden başka bir yere götürmemesi, sermayeyi çalıştıran kimsenin kazanç getirecek mübah olan her alış-verişi yapması caizdir.
Çok nadir bulunan bir şeyin alıp satılması, âkitte şart koşulursa kiraz akdi fasittir.
Sermayeyi çalıştıran kimse, sermayeciden izin de alsa, elinde bulunan sermayeyi çalıştırmak üzere başka birisini ortak edemez. Fakat sermayeci, çalıştırmak üzere iki kişiye sermaye verebilir.
Herhangi bir sebeple kiraz muamelesi fesade giderse, yapılan tasarruf sahih olup bütün kazanç sermayeciye ait olduğundan, sermayeyi çalıştıran kimse ücretülmisle müstahaktır.
Parayı çalıştırna kimse, normal olarak ticaret yapar. Gabnı-fahiş ile alış veriş yapmaya yetkisi yoktur.
Kiraz için sermayeden fazla bir şey satın almak caiz değildir.
Sermaye sahibinden izin almadan kiraz maliyle yola çıkılmaz. Sermayeyi çalıştıran kimse, taksim yapıldığında kendisine düşen kazanç hissesine malik olur.
Alış veriş yaparken ziyan olursa kazançtan düşürülür.
Hem sermayeci hem sermayeyi çalıştıran kimse istedikleri zamanda kiraz muamelesini feshedebilirler. O zaman sermayeyi çılıştıran kişi, ticaret eşyasını satıp paraya çevirerek sermayeciye verecektir. Sermaye sahibi, henüz kazanç belli olmadan bir miktar geri alırsa sermaye o kadar eksilir. Kazanç belli olduktan sonra geri alınan şey kazanç ile sermayeden sayılır. Meselâ, sermaye yüz, kâr da yirmidir. Yirmi geri alırsa kazanç altıda biridir. Öyle ise geri alınanın altıda biri kazançtan, kalanı da sermayeden sayılacak; yani sermaye seksen üç ve üçte birine inmiş oluyor. Onlardan birisi vefat eder veya akli muvazenesi zail olursa akit münfesih olur.
Gasp
Gasp, lüğatta bir şeyi zulmen almaktır. Istılahta ise haksız yere başkasının hakkını istila etmektir. Gasp, haram olup büyük günahlardan sayılır.
Gasp edilen şeyin mağsup sayılabilmesi için onu bir yerden başka bir yere götürmek şart değildir. Binaenaleyh bir kimse, birisinin bineğine biner veya döşeğine oturup bir başka yere götürmezse de gasıp sayılır. Bir kimse, birisinin evine girip onu çıkarır, veya istila etmek gayesiyle onu çıkarmadan onunla birlikte oturursa, evin yarısını gasp etmiş sayılır. Yalnız bu iki meselede eve giren kimse, güçsüz olup istila edecek bir durumu olmazsa yaptığı iş gasp sayılmaz.
Gasıp'in yapması gereken şey, bir an evvel gasp ettiği şeyi sahibine iade etmektir. İade etmeden evvel telef olursa zâmin olur. Gasp edilmiş olan şey icari sahih olan bir şey ise kullanılmamış bile olsa ğasibin elinde kaldığı müddetin Ecr-i mislini ödemekle mükelleftir.
Bir kimse, birisinin elindeki malını itlaf ederse, elinden almadığı halde zâmin olur.
Bir kimse, birisine ait bir çuvalın ağzını açar ve içindeki şey dökülürse zamin olur. Bir kimse, gasıbtan bir şey alır ve yanında telef olursa zâmin olur.
Gasbedilen şey, misli, yani ölçülen veya tartılan şey ise mislini iade edecektir. Mütakavvim, yani sayılan veya metreye vurulan bir şey ise, ğasb edildiği andan itibaren telef olduğu zamana kadar en yüksek fiatı nazarı itibare alınmak suretiyle bedelini hak sahibine verecektir.
Bir kimse, başkasının içkisini döker veya İslâmın yasakladığı başka bir şeyi itlaf ederse zamin olmaz. Ancak zimminin içkisini dökmek caiz değildir. Çalgı aletleri, dinen yasak olduğundan onları kırıp parçalayan kimse, zamin olmaz. Yalnız
Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir