Hırsızlık ve Cezası
Şafiî İlmihali · Sayfa 574
Şafiî İlmihali kitabının "Hırsızlık ve Cezası" bölümü 574. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.
buyuruyor: "Müşriklerden biri aman dileyerek sana gelirse ona aman ver ki Allah'ın sözünü dinleyebilsin." (Tevbe: 6)
İslâm toprağına girdikten sonra canı, malı ve her şeyi korunacaktır. Ancak İslâm hududunu aşarsa gereği ne ise yapılacaktır.
Dâr-ı İslâm İle Dar-ı Harb
Dâr-ı İslâm, Müslümanların fethettikleri veya ahâlisi kendiliklerinden müslüman olmuş bir ülkedir. Bu iki şekilden birisiyle İslâmın hükmü altına giren bir ülke artık hiçbir surette Dâr-ı Harbe dönemez; ebediyyen Dâr-ı İslâm kalır.()Buna binaen Endülüs, Filistin, ve gaddar, insan kassabı olan Rus ve Çin istilasına uğramış İslâm diyarı, böyle kaldığı müddetçe bütün müslümanlar Allah'ın indinde sorumludur.
Dâr-ı harb ise hiçbir zamanda İslâm hakimiyeti altına girmeyen ülkedir. Hanefi ulemasından İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed'e göre ise Dâr-ı harb ile Dâr-ı İslâm'ın durumu değişiktir. Onlara göre Dâr-ı İslâm, içinde İslâm ehkâmı tatbik edilen yerdir. Dâr-ı harb de bunun aksidir. Yani içinde İslâm ehkamı tatbik edilmeyen yerdir. Onlara göre Dâr-ı İslâm Dâr-ı Harb'e dönebilir.
İmam-ı A'zam'a göre ise Dâr-ı Harbe komşu olup içinde İslâm ahkâmı icra edilmeyen ve içinde ne müslüman ne de zimmî olan kimse, emin olarak kalmayan ülke, Dâr-ı Harb'e döner. Bu kavle göre ancak Endülüs, Bulgaristan ve Yunanistan gibi yerler Dâr-ı İslâm'dan çıkıp Dâr-ı Harbe dönmüş olur.
Zina Ve Kazf
Zina, bütün semavi dinlerde büyük bir günah sayıldığı gibi İslâm dininde de büyük bir günahtır. Gayrı meşru olarak Kubul'de münasebette bulunmak zina olduğu gibi dübürde de
münasebet zinadır. Zina, nizam ve neslin fesadına vesiyle ve büyük bir ar'dır. Bunun için İslâm devleti böyle bir cinayet işleyen kimse için ağır bir müeyyide va'zetmiştir. Şöyle ki: Mükellef ve sahih bir nikâh yolu ile bir def'a da olsa münasebette bulunmuş olan bir kimse, zina ederse cezası recmdir. Yani ölünceye kadar taşlarla taşlanmaktır. Evli olmayan kimsenin cezası ise yüz değnek ve en az yüz kırk dört km. uzak bir mesafeye bir yıl sürgün edilmektir. Bu cezaları herkes uygulayamaz. Ancak müslüman bir hükümet tarafından uygulanabilir.
Zina suçu, zâninin ikrarıyla veya adil ve dört erkek şahidin şehadetiyle sabit olur. Bu dört şahidin, âdil olmaları icabettiği gibi gözleriyle erkeğin tenasül aletini kadının fercinde görmeleri de icap eder. Yoksa bir erkek ve bir kadının bir yatakta çıplak olarak beraber yattıklarını görmeleri kafi gelmez. Dört değil; üç veya iki kişinin şehadetleri muteber olmadığı gibi, kazif cezasına da müstahaktırlar. İki erkek ile iki kadın veya üç erkek ile bir kadın şahidlik yapsalar yine şehadetleri nazarı itibara alınmaz ve cezaya çarpılırlar. Kazfin cezası seksen değnektir. Bu cezayı tatbik etmekten gaye müslümanların namusunu lekelemekten korumaktır.
Bir erkeğin, bir kadını öpmek veya ona sarılmak, veyahut bir hayvanla münasebette bulunmak haddi gerektirmez. Ancak fasık ve tazire müstahak olur. Ta'zir, hapis ile olabildiği gibi hakimin münasip gördüğü bir mikdar kamçı vurmak ile de olur.
Bir kimse, bir kadına "Sen kahpesin" veya "fahişesin" veyahut birisine "Sen piçsin" dese yine kazf cezasına müstahaktır.
Bir kimse, ahmak ve zalim gibi bir kelime ile birisini sebbederse günahkâr olur. Sebbedilen kimsenin de karşılık vermeğe hakkı vardır. Fakat kazf cezasını gerektiren bir kelime ile sebbedilirse, karşılık vermek caiz değildir. Yoksa mükabelede bulunsa her ikisine kazf cezası uygulanır.
Hırsızlık Ve Cezası
Hırsızlık, çok çirkin bir iştir. Başkasının ter dökmek suretiyle
Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir