İtikâf

Şafiî İlmihali · Sayfa 320

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa320–321
SeviyeAlt başlık

Şafiî İlmihali kitabının "İtikâf" bölümü 320. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

"Pazartesi ile Perşembe günleri ameller Allah'a arz edilir. Oruçlu iken amelimin Allah'a arz edilmesini severim." (Tirmizi)

4) Her ayın on üç, on dört ve on beşinci günleri.

5) Ramazan-ı şerifin akabindeki Şevval ayından altı gün.

Nezir veya kaza olmazsa veya bir virdine tavafuk etmezse yalnız Cuma veya Cumartesi veya Pazar günü oruç tutmak mekrûhdur. Allah'ın Resûlü buyuruyor:

لَا يَصُمْ اَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ اِلَّا اَنْ يَصُومَ يَوْمًا قَبْلَهُ اَوْ يَوْمًا بَعْدَهُ

"Sizden biriniz Cuma günü oruç tutmasın, meğer onunla beraber bir gün evvel veya bir gün sonra oruç tutmuş olsun." (Buhari, Müslim)

Nafile orucunu tutan kimse, mazeret olmazsa orucunu bozması mekrûhdur. Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

وَلَا تُبْطِلُوٓا اَعْمَالَكُمْ

Muhammed Sûresi, 47:33.

"Amellerinizi beyhude kılmayınız."

Ama mazeret olursa, meselâ bir yerde misafirdir, ev sahibi yemek yemesi için ısrar ediyor, yemediği takdirde kırılacağını biliyorsa, nafile orucunu bozabilir. Sonra kaza etmesi de gerekmez. Farz-ı ayn veya nezir orucunu bozmak haramdır.

Evli olan kadının, kocasından izin almadan nafile orucu tutması mekrûhdur.

Bayram ve teşrik günleri oruç tutmak haramdır. Bunlardan başka her zaman oruç tutmak da mekruhdur. Daha önce oruç tutmayan kimsenin Şaban'ın on beşinci gününden itibaren oruç tutması mekrûhtur.

Sayfa 321

İtikâf

İtikâf, müslüman bir kimsenin niyet getirmek suretiyle bir camide veya mescidte az olsun çok olsun kalmasıdır. Her zamanda itikâf etmek sünnettir. Yalnız Ramazan-ı şerifin son on günlerinde daha efdaldır.

İtikâf'ın dört rüknü vardır.

1) Niyet getirmek. Niyet getirmeden camide kalmak itikâf sayılmaz. İtikâfa girmek için nezr eden kimsenin niyette, kendi-sine farz olan itikâfı niyet etmesi lazımdır.

İtikâf için muayyen bir müddet beyan etmeyip mutlak niyet getirmesi de kâfidir. Ancak camiye dönmek için azm etmeden çıkar, sonra dönerse tekrar niyet getirmek lazım gelir. Fakat muayyen bir müddet beyan eder, meselâ bugün bu camide itikâf etmeğe niyet ettim diye söyleyen kimse bir mazeret için camiden çıkar ve tekrar dönerse kendisine yeniden niyet getirmek icab etmez.

2) Cami veya mescid olması. Bir kimse evde veya bir hücrede itikâfa niyet ederse, itikâf sayılmaz. Yalnız itikâfın bir camide, yani içinde Cuma namazı kılınan bir mâbedde olması daha efdaldır. Hatta bir kimse, Cuma namazına çıkmamak şartıyla bir hafta kadar bir camide itikâf etmeğe niyet eder, itikâf etmek istediği yerde, Cuma namazı kılınmıyorsa, Cuma namazına gitmeğe mecbur olduğundan, o camide değil, içinde Cuma namazı kılınan bir camide itikâf etmesi lazımdır.

Mescid El-Haram veya Mescid-i Nebevi veya Mescid Aksa'da itikâf etmek için nezirde bulunan kimsenin tayin ettiği yerde itikâfa girmesi lazımdır. Ancak bir kimse Mescid-i Aksa'da itikâf etmek için nezir ederse, ondan daha efdal olan Mescid-i Nebevi ve Mescid El-Haramda itikâf edebildiği gibi, Mescid-i Nebevide itikâf etmek için de nezir ederse, Mescid-El-Haram'da itikâf edebilir. Fakat ne Mescid-i Nebevi, Mescid-El-Haram'ın, ne de Mescid El-Aksa Mescid-i Nebevi'nin veya

Sayfa 320   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir