Nezir (Adak)

Şafiî İlmihali · Sayfa 593

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa593–594
SeviyeAna bölüm

Şafiî İlmihali kitabının "Nezir (Adak)" bölümü 593. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

sadaka olarak kesilebilir. Adanmış da olsa, kurban edilecek hayvanın sütü içilebilir.

Kurban sahibi, kesmesini biliyorsa, bizzat kesmesi daha efdaldır. Bilmezse, bilen bir kimseyi tevkil edip kestirir.

Kurban kesen kimse şöyle der:

اَللَّهُمَّ هٰذَا مِنْكَ وَاِلَيْكَ فَتَقَبَّلْ مِنِّى كَمَا تَقَبَّلْتَ مِنْ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَاِبْرَاهِيمَ خَلِيلِكَ بِسْمِ اللّٰهِ اَللّٰهُ اَكْبَرُ

Akika

Akika, lügatta, yeni doğan çocuğun başındaki tüydür. Şeriatta ise yeni doğan çocuk için kesilen kurbandır. Akika, sünnet-i müekkededir. Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyuruyor:

اَلْغُلَامُ مُرْتَهِنٌ بِعَقِيقَتِهِ تُذْبَحُ عَنْهُ يَوْمَ السَّابِعِ وَيُحْلَقُ رَاْسُهُ وَيُسَمَّى

"Çocuk, akika kurbanı verilinceye kadar rehindir; yedinci günde akika kurbanı kesilir saçı traş edilir ve kendisine isim verilir."

Çocuk doğduğu günde akika kesilemezse, büluğ çağına erinceye kadar bu sünnet eda edilebilir. Akika kesilmeden evvel çocuk vefat ederse yine akikanın kesilmesi sünnettir.

Vakit hariç, kurban için koşulan şartlar akika için de şarttır. Doğan çocuğun erkek olması halinde iki kurban kesilmesi daha efdaldır.

Kurban, pişirilmeden, akika ise pişirildikten sonra dağıtılırsa daha efdaldır. Çocuğun sıhhat ve selametine tefeül için, akika kemiklerinin kırılmamasına dikkat etmek sünnettir.

Doğum gününün yedinci gününde çocuğa güzel isim vermek ve ayni günde akika kesildikten sonra saçını tıraş edip

Sayfa 594

ağırlığı kadar altın, mümkün değilse gümüş tasadduk etmek, sağ kulağında ezan, solunda kamet getirmek sünnettir.

Çocuğa Abdullah, Abdurrahman, Muhammed, Ahmed gibi güzel isim vermek sünnettir. Kötü isim takmak mekruh olup cahiliyet adetlerindendir.

Nezir (adak)

Nezir, lügatta hayr olsun şerr olsun bir şeyi vad etmektir. Şeriatta ise vacib olmayan bir şeyi iltizam edip kabullenmektir.

Nezir, hem ayet hem hadisle sabit olmuştur. Cenab-ı Hak Hac sûresinde buyuruyor:

وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ

"Adaklarını ifa etsinler."

Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyorlar:

"Bir kimse, Allah'a itaat etmeyi nezr ederse itaat etsin. Bir kimse de Allah'a karşı gelmeyi nezr ederse Allah'a karşı gelmesin." (Buhari)

Nezir'in üç rüknü vardır:

1 - Nezr eden. Bunun da dört şartı vardır:

a) Mükellef olmak. Çocuk ve deli olan kimseler mükellef olmadıklarından nezirleri muteber değildir. Bilerek kendini sarhoş eden kimsenin şuuru yerinde olmadığı halde bir şey nezr ederse nezri munakid olur.

b) Müslüman olmak. Müslüman olmayan kimsenin, iyilik ve ibadete ehil olmadığından ettiği nezir yersiz düşer.

c) Muhtar olmak. Bir şeyi nezr etmek için bir kimseye, zor kullanılıp kendisine nezr ettirilirse, nezri sahih değildir. Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor:

Sayfa 593   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir