Resûlüllah'ın Nehy Ettiği Şeyler
Şafiî İlmihali · Sayfa 421
Şafiî İlmihali kitabının "Resûlüllah'ın Nehy Ettiği Şeyler" bölümü 421. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.
kullanılmak üzere satılabilir. Ancak olgunlaşıncaya kadar tarlada bekletilmesi şartıyla satılırsa, bu satış caiz değildir.
Yukarda açıkladığımız gibi ağaçta bulunan meyvenin satışı caiz olduğuna göre, götürü olarak bağın üzümünü satıp devretmenin dinî bir sakıncası yoktur ve olgunlaştığından zekâtı satıcıya aittir. Yani satıcı onun zekâtını vermekle mükelleftir.
Satış Meselesi
Satış muamelesi dört çeşittir:
1) Satılan malın kaça satın alındığını söylemeden onu satmaktır. Böyle bir satış caizdir. Bu tür alış verişe müsaveme denir. Yalnız müslümanları aldatmamağa ve fahiş bir fiat ile satmamağa dikkat edilmelidir. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:
"Biriniz, kendi nefsi için neyi arzu ediyorsa, mümin kardeşine de arzu etmedikçe (olgun) mümin olamaz."
2) Bir şey satın alıp onu başkasına aynı para ile devr etmek. Buna, tevliye denilir. Şayet parasını fazla göstererek akit yapmış ise, satış caizdir. Ancak fazla olan şeyi müşteriye iade etmek lazımdır.
Bir kimse birisine; şunu maliyetiyle sana sattım, dese, o da kabul ederse satılan nesne için yapılan bütün masraflar dahildir. Bu durumda hem alıcının, hem satıcının satılan malın maliyetini mikdarını bilmeleri gerekir. Aksi takdirde yapılan akit sahih değildir.
3) Bir malı, alış fiyatını, hammaliyesini ve lüzumlu masraflarını söyleyerek ve bir miktar kar ilave ederek satmaktır. Buna, murabaha "kârlı satış" denilir. Bu iki çeşitde doğrusunu söylemek gerekir. Yoksa haram irtikâb edilmiş olur. Hile yapan kimse, Allah'ın indinde mes'ul olur.
4) Bir malı sermayesinden noksana satmaktır. Buna, muhatta "indirimli satış" denilir.
Resûlüllah'ın Nehy Ettiği Şeyler
Resûlüllah (S.A.V.)'in yasak ettiği şeylerden bir kısmını aşağıya alıyoruz.
1) İhtikâr. Şiddetli ihtiyaç olduğu bir zamanda, gıda maddesini satın alıp kıymeti daha fazla artsın diye hapis etmektir. Şer'an haramdır.
Allah'ın Resûlü (S.A.V.) buyuruyor:
"Kırk gece kadar insanların yiyeceğini hapis edip ihtikâr yapan kimse, Allah'dan uzaktır. Allah da ondan beridir. Bir mahalle halkı içinde aç bir kimse bulunsa, Allah'ın zimmeti o mahalleden beri olur." (El-Hakim)
Başka bir hadiste buyuruyor:
"Müslümanların gıda maddelerini haps eden kimseyi, Allah cüzzam ve iflâs ile cezalandırır."
İmam Gazaliye göre ihtikâr, gıda maddesinde cari olduğu gibi meyvede de caridir. Hatta bazı ulema, giyecekte de caridir, demişlerdir.
2) Şehirde eşyalarını satmak için köy ve çölden gelenleri şehre girmeden karşılamak. Şehirde satmak üzere köylerden gelen şeylerin serbest satılmasına meydan vermeyip şehir haricinde karşılayıp satın almak caiz değildir. Mağdur olmuşlar ise sattıkları şeyleri geri çevirebilirler.
3) İhtiyaç olduğu bir zamanda, şimdiki fiatla satmak üzere köylerden gelen yiyecekleri, komisyoncunun mal sahibini ikna etmek sûretiyle başka bir zamana erteleyerek üstün bir fiatla satışını yapmaktır.
Yalnız şunu bilmemiz gerekir ki, bir kimse kendi mahsûlünü hapsedip, başka bir zamanda satarsa muhtekir sayılmaz. Ama şiddetli ihtiyaç olursa gerektiğinde ihtiyacını karşılayacak kadar kendisine bırakmak şartıyla zorla ondan alınabilir.
Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir