Seferi Namazı Kılmanın Şartları
Şafiî İlmihali · Sayfa 222
Şafiî İlmihali kitabının "Seferi Namazı Kılmanın Şartları" bölümü 222. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.
yatsı namazını da akşama getirip beraber kılabilir. Buna cemi sala ve cemi takdim veya ta'hir denilir. Cemi sala hususunda Hanefi mezhebi muhalefet ediyor. Caiz olmadığını kabul ediyor.
Nezir ve nafile namazları ile hazarda iken kazaya kalmış olan farz namazlar kısaltılmaz.
Bir kimse bir yerden yola çıkarsa, yolculuğun başlangıcı o yerin varsa surunun (beden) bitimidir. Sur yoksa evlerin veya çadırların bitimidir. Harabeleri, bağ ve bahçeleri geçmek şart değildir.
Yolculuğun bitimi de, memleketine dönecekse, başladığı noktadır. Yoksa, nerede kalmak istiyorsa orada biter.
Giriş ve çıkış günleri hariç, dört gün bir yerde kalmak için niyet eden kimse, oraya vardığında yolculuğu sona erer. Artık seferi namaz kılamaz. Yani ne namazı kısaltabilir, ne de cem'i takdim ve tehir (ileri-geri) yapabilir.
Bir yere varmış, yolculuk müddetini geçmeyecek kadar her zaman için işinin görüleceğini uman kimse, onsekiz güne kadar seferi namazını kılabilir. Ondan sonra ayni hal devam etse artık seferi namazı kılamaz. Fakat bir kimse memleketine dönmek için, yoldaş bulmak maksadıyla bekliyorsa, seferi namazı kılamaz.
Misafir olan kimse, seferi namazın niyetini getirir ve sehven dört rek'at kılar; yalnız her rek'atte birer secde unutursa, kendisi için iki rek'at namaz meydana gelmiş sayılır. Ancak selâmdan önce secde-i sehiv getirmelidir.
Seferi Namazı Kılmanın Şartları
Seferi namazı kılabilmek için sekiz şart vardır:
1- İster dinî, ister dünyevi olsun bir maksat için uzun bir yolculuğun bulunmasıdır. Gayesiz nereye gideceğini bilmeden gezintiye çıkan kimse, binlerce kilometre kat'etse de, seferi namazı kılamaz.
Gitmek istediği yere, biri kısa, biri uzun olmak üzere iki
yol bulunsa, sadece seferi namazı kılabilmek için uzun yoldan gitse, yine seferi namazı kılamaz. Fakat uzun olan yol daha kolay veya emniyetli olduğundan onu tercih ederse, seferi namazı kılabilir.
Bir kimse her hangi bir şeyi aramak için çıkar, nerede bulacağını ve yolculuğun ne kadar devam edeceğini bilemezse, seferi namazı kılamaz.
Uzun bir mesafeyi, kara veya deniz veyahut hava vasıtasıyla bir saatte veya daha kısa bir zamanda kat'ederse yine seferi namazı kılar. Kat'etmek istediği mesafenin uzun olup olmadığında şüphe ederse içtihad eder ve namazını vardığı kanaate göre eda eder.
Uzun bir yola çıkar, yolun ortasında geri dönmeye azm eder veya tereddüde düşerse yolculuk bitmiş sayılır. Devam eder veya geri dönerse yeni bir yolculuk sayıldığından, uzun ise seferi namazı kılar, yoksa kılmaz.
2- Yolculuğun caiz olması. Binaenaleyh hırsızlık yapmak veya yol kesmek için yola çıkan kimse veya kocasından izin almadan yola düşen bir kadın, seferi namazı kılamaz.
Borçlu olan bir kimsenin, borcunun vadesi gelmiş ve onu verecek bir durumda ise, borcunu eda etmeden veya borç sahibinden izin almadan yola çıkması caiz değildir. Çıktığı takdirde günahkâr olduğundan, namazını seferi olarak kılamaz. Fakat borcun vadesi gelmemiş ise veya eli dar olup eda edemeyecek bir halde ise, yola çıkmasında bir beis yoktur.
Masiyet işlemek için yola çıkar, fakat yolda tevbe ederse, tevbe ettiği yer ile gideceği yer arasında uzun bir mesafe varsa tevbeden sonra seferi namazı kılar. Yoksa kılamaz.
Bir kimse ticaret veya hac için yola çıkar, fakat günah işlerse, esas maksad mübah veya ibadet olduğundan, seferi namazı kılabilir. Ticaret için yola çıkar, sonra ticaretten vaz geçip hırsızlık yapmak için azm ederse, seferi namazı kılamaz. Hırsızlık yapmak için yola çıkar, sonra ondan vaz geçer ticaret yapmak için yola devam ederse, niyetini değiştirdiği yer ile gideceği yer arasında uzun bir mesafe varsa, seferi namazı kılar yoksa kılamaz.
Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir