Şirket

Şafiî İlmihali · Sayfa 468

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa468–469
SeviyeAna bölüm

Şafiî İlmihali kitabının "Şirket" bölümü 468. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

3 - Mülk bir arazide çıkan veya çıkartılan sudur. Bunun mülkiyeti arazinin sahibi kim ise ona aittir. Onunla başkasının arazisini sulamak mecburiyetinde değildir. Fakat başka su bulunmadığı takdirde başkasının hayvanlarına su vermek zorundadır.

Dere ve dağlardan akan su veya orada bulunan pınar temellük edilemez, onda herkesin hakkı vardır. Yani herkes ondan istifade edebilir.

Bir köy halkı, arazisini böyle bir su ile sulamak isterse, sıra ile sulayacaklardır. Yani önce suya en yakın arazi, sonra onu takip eden araziler sıra ile sulanacaktır. Ancak arazi sahipleri aralarındaki anlaşma ve nöbetleşme usulü ile, suyu, gün veya saatlere ayırmak sûretiyle taksim edebilirler.

Küfür diyarında bulunan arazi, şayet ihya edilmiş bir arazi ise, kafirlerin diğer malları gibi hiçbir surette dokunulması caiz değildir. İhya edilmemiş arazinin müslüman olmayan kimseler tarafından ihya edilmesi caiz olduğu gibi müslümanlar tarafından da ihya edilmesi de caizdir.

Müslüman olmayan bir ülke, müslümanların eline geçerse onların mabedlerine dokunmak caiz değildir.

Kafirlerin müslüman bir ülkeye girip ellerine geçirmeleri halinde ğasp edilen yerler, İslâm diyarı olmaktan çıkmaz, kısacası burası İslâm diyarıdır. (El-Envar C.1, Sah.421).

Bir kimse çevresi, meskun olan evini hamam veya değirmene veya benzeri bir şeye çevirirse ondan sorumlu tutulmaz. Yeter ki, komşularını rahatsız etmemek için gereken tedbiri almak hususunda elden geleni yapmış olsun. Ama komşulara zarar verecek şekilde tasarruf ederse elbette menedile-cektir.

Gelen gidenlere zarar vermemek şartiyle cadde ve sokakların bir kenarında oturmak ve alış-veriş yapmakta beis yoktur.

Bir kimse, kurulan pazarın belli bir yerinde oturup alış-veriş yapmayı itiyad haline getirmiş ise veya idareciler tarafından tahsis edilmiş ise başkanın orada oturması caiz değildir. Va'z

Sayfa 469

ediyor ise yine durum böyledir. Yani başkasının orada oturması caiz değildir. Ama bir kimse caminin bir yerinde namaz kılarsa ikinci namazda onun orada bir hakkı yoktur.

Camide, caminin avlusunda alış-veriş yapmak caiz değildir. Onu yapan kimse menedilecektir.

Bir kimse, caminin bir yerinde namaz kılmak için oturduğu takdirde namaz kılıncaya kadar orası onun hakkıdır. Hatta abdesti bozulduğundan dışarıya çıkarsa hakkı bakidir.

Şirket

Şirket, lüğatta karışmaktır. Istılahta ise birden ziyade kimsenin bir şeyde ortak olmaları için akid yapmalarıdır.

Şirketin çeşitleri vardır:

1 - Şirket-i ebdan : Terzi, marangoz, simsar ve hammal gibi bedenen çalışan kimselerin ter döküp çalışmak suretiyle elde ettikleri mahsulde ortak olmak için yapılan akittir.

2 - Şirket-i müfâvada : Ortakların elde ettikleri mahsulde ve ortaya çıkan ziyanda ortak olmak için yapılan akittir.

3 - Şirket-i vücuh : Birden ziyade kimsenin sermayeleri olmadığı halde kendi itibar ve şerefleriyle veresiye mal alıp satmaları ve kazancı aralarında bölmek için yaptıkları akidtir.

4 - Şirket-i inan : Ticaret yapmak gayesiyle birkaç kişinin bir malda ortak olma yolunda yaptıkları akidtir.

Şirket-i inan hariç bütün şirketler bâtıldır. Ancak hanefi mezhebine göre caizdir.

Sahih olan şirket-i inan'ın dört rüknü vardır:

1 - Ortaklardır. Bunların şartları tevkil ve tevekkülün şartları gibidir.

2 - Sığadır. Yani ticaret yapmağa izni bildiren sözdür. Alış-veriş yapmaya sana izin verdim, gibi.

3 - Çalışmadır. Yani ticaret için mesai sarf etmektir.

Sayfa 468   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir