Trafik Kazaları
Şafiî İlmihali · Sayfa 601
Şafiî İlmihali kitabının "Trafik Kazaları" bölümü 601. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.
Mali İtlaf
İnsan olsun hayvan olsun her hangi bir şey saldırırsa, savunmaya geçip şerrini def' etmek caizdir. Söz söylemek veya bağırmak veya imdat istemek ile onun def'i mümkün ise ona başvurulur. Başka bir şeye tevessül etmek caiz değildir. Bununla def'i mümkün değilse, öldürücü olmayan bir darbe ile def'i mümkün ise onunla def' edilir, öldürmek son çaredir. Böylesi savunmada katil olsa mes'ûl değildir.
Bir kimse, diğer bir kimsenin malını her ne sûretle olursa olsun, bilerek veya bilmeyerek (hatta birisinin ayağı kayıp düşmek sûretiyle) başkasına ait bir malı itlâf ederse zamin olur.
Baliğ olmayan bir çocuk bir kimsenin malını itlâf etse, kendi malından zamin olur. Babasının malından olmaz. Malı yoksa ilerde durumu müsait olursa ondan alınır.
Bir kimse, zulme uğrarsa, zalime zulüm etmeğe salahiyeti yoktur. Meselâ biri, diğerinin malını itlâf ederse, malı itlâf edilmiş olan kimsenin mukabelei bilmisil olarak zalimin malını itlâf etmeye hakkı yoktur. Ancak ondan hakkını almağa yetkilidir.
Bir kimse başkasının bahçesinin suyunu haksız yere tutar, bahçesinin kurumasına sebebiyet verirse zamin olur.
Bir hayvan bir kimsenin malını itlâf ederse, sahibi veya çobanı onunla birlikte olduğu halde men etmemiş ise mes'ûl olup zamin olur. Sahibi beraber olmazsa, vakit gündüz ise mes'ûldür. Yoksa mesûl değildir.
Bir memlekette hayvanları gece ve gündüz çayırlara götürülüp otlatırsalar, her hangi bir şey itlâf ettiği takdirde sahibi veya çobanı mes'ûldur. Hayvan sahibi beraberinde bulunduğu gibi eşya sahibi de eşyasının yanında bulunur ve eşyasını hayvandan muhafaza etmezse hayvan sahibi mes'ûl değildir.
Bir kimse, hayvanını köyde veya şehirde serbest bırakır, bir şey itlâf ederse mesûldür. Ama sahibinin elinden veya evden kaçar haramdır.
Mürüvvet'in manası, bir kimsenin içinde bulunduğu zaman ve çevrede, onun gibi kimselerin ahlakıyla mütehallık olmaktır.
Güldürücü sözler söylemek, zevcesini halkın huzurunda öpmek, bir memlekette adet ve sünnet olmayan elbiseleri giyip gezmek haram değilse de mürüvveti iskat eder. Böyle şeyler yapan kimsenin şehadeti muteber değildir.
Baş açık gezmek, kısa kollu gömlek giymek (erkekler için) haram değildir. Çünkü ne baş ne de kol avret değildir. Ancak adet olmayan yerlerde kendisine yakışmayan bir kimsenin baş açık gezmesi ve kısa kollu gömlek giymesi halinde mürüvveti sakıt olur.
Bir kimse kendi mülkünde hayvanını bağlamış ise bir şey itlâf ederse zamin olmaz. Ama yolda kapısının önünde bağlar, bir şey itlâf ederse mes'ûldür.
At veya arabasıyla çarşıya gider, bir şey itlâf ederse, izdiham olduğu takdirde zamin olur yoksa olmaz.
Bir kimsenin muzır bir kedisi veya köpeği bulunursa, gece olsun gündüz olsun her hangi bir şey itlâf ederse sahibi mes'ûldür. Çoban yatıp da davarları sahipsiz bırakır, kayb olur veya bir şey itlâf ederse mes'ûldür.
Trafik Kazaları
Her hangi bir yere gitmek için vasıtaya binmek tabiidir. Eskiden deve gibi bineklere binildiği gibi, gemiye de biniliyordu. Çağımızda ise bunlarla birlikte, hava, kara ve demiryolları vasıtalarına da binilmektedir.
Bir at, binicisini veya çekenini mağlup edip bir şey itlaf ederse, bedelini vermek icab etmez. İki atçı birbirine çarpışıp ölürlerse, çarpışma müşterek bir fiil olduğundan her birisinin kan bedelinin yarısı sakıt olur. İki çocuk da birbirine çarpsalar yine böyledir.
Bir kimse bir çocuğu sert bir ata bindirir sonra çocuk attan düşüp vefat ederse bindiren kan bedelini vermekle mükelleftir.
Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir