Siracün-Nur (Envar) — Sayfa 279
Merhum Hasan Feyzi’nin Risale-i Nur Hakkında manzumesi
Siracün-Nur (Envar) kitabının 279. sayfası — Merhum Hasan Feyzi’nin Risale-i Nur Hakkında manzumesi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
te'yid ve takviye edecek bir nevruzîmi yoksa Maazallah gözyaşlarını çağlatıp umman edecek bir nevmidî mi verecek?
O bir vasiyetnâme mi? Yoksa bir tebriknâme mi? Yoksa oğul, uşak, ve aileden mahrumum, belki bana yas tutan ve mersiye yazan olmaz diye, kendi mersiyeni kendin mi yazdın Üstadım.
Senin sayısı yüz binleri aşan büyük bir aile efradın var. Hem öyle ki: Eğer istesen, hepsi sana hayatlarını feda'ya hazır, sana üç yüz elli milyon insan yas tutup ağlar. Belki sana aylar ve güneşler de ağlar, sana melekler mersiyeler okur ve yazar. Sana, seninle beraber dâima "Lâ ilahe illallah" deyip zikir eden geceler de, gündüzler de ağlar Üstadım.
Şimdiye kadar hangi ölünün böyle milyonlarca yascısı, mersiyecisi ve aile efradı vardır ki: Bize sultanların ve hakanların bile bırakamayacağı bir mirası, çok zengin ve büyük bir hazineyi ölmeyecek olan Risâle't-ün Nur'u armağan edip asıl dosta gidiyorsun.
Allah senden ebediyyen râzı olsun Üstadım. Demek bundan sonra kederlerimizi onunla giderip, bütün müşkillerimizi o Risâle-i Nur'a havale edeceğiz? Gece ve gündüz hep onunla mı müteselli olacağız?
Demek diyerek hayatının bizim hakkımızda hayırlı ve nurlu olduğu kadar, mevtinin de aynı vecihle yine bizler için iyi ve hayırlı olduğunu göstermek istiyorsun. Şahsıma ait diye, belki bu yazılarımı da kabul etmek istemezsin, fakat kabul buyurmanı rica ederim. Çünkü ben, seni medh ve sena etmiyorum. Ben senin medhini ve vasfını, hep Hazret-i Kur'ân'a havale ediyorum.
Esasen bende o dil, o kudret o iktidar yok ki; ben ancak, bu ölme ve göçme hâdisesinin bize saldığı elemlerden ve yağdırdığı kederlerden, ancak bir damlasını yazıyorum.
Zaten şimdiye kadar sana Gavs dedik, Münci dedik, Kutub dedik hiçbirini kabul etmedin. Veli dedik, Hazret dedik, asla iltifat etmedin.İsmini ve resmini, nam ve nişanını hep unutmak ve unutturmak istedin. Kendini hâk ile yeksân ettin, son Ebu't- türab da sen oldun. Senin Kur'ân hâdimliğinin meddahı ve vassafı o Hutbe-i Ezelîye iken, biz âcizler seni nasıl medh edebilirdik, nasıl târif ve tavsif edebilirdik.
Mâdem ki, Kur'ân sana Said demiş.. Elbette sen saidsin hem ismin ve hem resmin saiddir.
Mâdem ki, Kur'ân sana Said demiş..
Siracün-Nur (Envar) uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir