Sünnet-i Seniyye Ris. — Sayfa 100

Sünnet-i Seniyye

Sünnet-i Seniyye Ris. kitabının 100. sayfası — Sünnet-i Seniyye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Dördüncü Hatvede:

كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ

dersini verdiği gibi: Nefis, kendini serbest ve müstakîl ve bizzât mevcud bilir. Ondan bir nevi rubûbiyet dâvâ eder. Mâbuduna karşı adâvetkârâne bir isyanı taşır. İşte gelecek şu hakîkatı derketmekle ondan kurtulur. Hakikat şöyledir ki:

Her şey nefsinde mâna-yı ismiyle fânidir, mefkuddur, hâdistir, mâdumdur. Fakat mâna-yı harfiyle ve Sâni-i Zülcelâl'in esmâsına âyinedarlık cihetiyle ve vazifedarlık itibariyle şahittir, meşhuddur, vâciddir, mevcuddur. Şu makamda tezkiyesi ve tathiri şudur ki:

Vücudunda adem, ademinde vücudu vardır. Yâni kendini bilse, vücud verse; kâinât kadar bir zulümât-ı adem içindedir. Yâni vücûd-u şahsîsine güvenip Mûcid-i Hakikî'den gaflet etse; yıldız böceği gibi bir şahsî ziyâ-yı vücudu, nihâyetsiz zulümât-ı adem ve firaklar içinde bulunur, boğulur. Fakat enâniyeti bırakıp, bizzât nefsi hiç olduğunu ve Mûcid-i Hakikînin bir âyine-i tecellisi bulunduğunu gördüğü vakit, bütün mevcûdâtı ve nihâyetsiz bir vücudu kazanır. Zira bütün mevcudât, esmâsının cilvelerine mazhar olan Zât-ı Vâcibü'l-Vücud'u bulan, herşeyi bulur.

Sünnet-i Seniyye Ris. uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir