H

Tanıyanların Dilinden · Sayfa 119

KitapTanıyanların Dilinden
Sayfa119
SeviyeAna bölüm

Tanıyanların Dilinden kitabının "H" bölümü 119. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Tanıyanların Dilinden.

Aziz şehid

Dünyayı kan çanağına çeviren Birinci Cihan Savaşında nice namsız nişansız şehidler ordusunu düşünsem, Zeve Şehidliğindeki Ahmed-i Câno, Gevaş topraklarındaki Fedâî ve Bitlis kalesinin dibinden şehidler kervanına kavuşan segili Ubeyd gelir gözlerimin önüne... İlimde ve yiğitlikte bir serdâr Üstad'ın yolunda nasıl can verilirmiş, diye kanlarıyla şehidlik fermanları yazan Şehid Habib tebessüm eder sanki gözlerime bakarak.....

Nurlu Üstad, Pasinler Cephesinde kendisine kâtiplik yapan Molla Habib'den şöyle bahsetmektedir:

"Meselâ, Harb içinde, avcı hattında düşmanın top gülleleri arasında Kur'ân-ı Hakîmin tek bir âyetinin, tek bir harfinin, tek bir nüktesini tercih ederek, o gülleler içinde Habib kâtibine 'Defteri çıkar!' diyerek at üstünde o nükteyi yazdırmış. Demek Kur'ân'ın bir harfinin, bir nüktesini; düşmanın güllelerine karşı terk etmemiş; ruhunun kurtulmasına tercih etmiş."

"Eski Harb-i Umumîde Pasinler Cephesinde şehid merhum Molla Habib'le beraber Rusya'ya hücum niyetiyle gidiyorduk. Onların topçuları bir-iki dakika fâsıla ile bize üç top güllesi atıyordu. Üç gülle tam başımızın iki metre üstünden geçip, arkada dere içine saklanan askerimiz görünmedikleri halde geri kaçtılar. Tecrübe için dedim:

"Molla Habib ne dersin? Ben bu gâvurun güllesine gizlenmeyeceğim.' O da dedi: 'Ben de senin arkandan çekilmeyeceğim!' İkinci top güllesi pek yakınımızda düştü. Hıfz-ı İlâhî bizi muhafaza ettiğine kanaatle Molla Habib'e dedim: 'Haydi ileri! Gâvurun top güllesi bizi öldüremez. Geri çekilmeye tenezzül etmeyeceğiz.' dedim."

Molla Habib ve Tâlikat

Evet, Molla Habib Milis Albayı Bediüzzaman'ın ilk Nur kâtibiydi. İşârâtü'l-İ'caz tefsirinde ve Emirdağ mektuplarında sadece ismini okuyabildiğimiz böyle bir kahraman şehid, şefkat kahramanı bir annenin sevgili bir kuzusuydu muhakkak.

1970'li senelerde Nur araştırmasının sevdasıyla dolaşırken Balıkesir'in Biga ilçesinin Güvemalan köyüne uğrayarak Molla Süleyman ismindeki bir Nur talebesiyle görüşmüştüm. Genç ve dinç gönüllü nur kâtibi Habib'in nereli olduğunu sorduğunda eliyle çok uzakları göstererek "Tâ aksa-yı şark!" diyerek Nurların ilk kâtibi Molla Habib'in de Doğubayezitli olduğunu ifade etmişti.

Seneler çok çabuk geçiyordu. l99l yazında Bayram Yüksel Ağabeyin aydınlık gayret ve himmetleri bir hayırlı ışığın daha meydanları aydınlatmasını sağlıyordu.

Bir asra yaklaşan zamandan beri sadece Tâlikat şeklinde ismini okuyup, duyduğumuz bu müstesna Nur Külliyesi parçalarından bir parça nihayet gün ışığına çıktı. Daha önceleri "Talikat yok Irak'ın bir şehrinde, yok Suriye'de, yok İran'ın bir köyünde bir nüshası var" derken, bir eksik nüshası Ankara'da Said Özdemir'in arşivinden çıkarken, bundan bir yıl sonra da Bayram Yüksel ve Mustafa Sungur Ağabeylerin himmetleriyle meydana çıktı. Bunlardan da Risale-i Nur Mütercimi İhsan Kasım Ağabeye intikal eden Tâlikat oradan da İsmail Yazıcı'nın sanatkâr ellerine geliyordu.

Şehit Habib'in kâtibliğini yaptığı Tâlikat ismindeki mantık kitabını lügatler şöyle anlatmaktadır: "Bir eseri açıklamak üzere kenarına yazılan veya ayrıca eser olarak hazırlanan notlar. Bediüzzaman Hazretlerinin ilm-i mantık üzerine telif ettiği eserinin ismi."

Nur Üstad Bediüzzaman'ın lahika mektuplarından mantık ilminin bir şaheseri olan Tâlikat'ın bahsi geçmektedir. Barla Lahikası'nda:"Risale-i Nur'un tesvidinde çok hizmeti sebkat eden, temiz kalbli, ihlâslı güzel bir hâfız, müdakkik bir hoca olan Hâfız Halid'in" bir fıkrasında Tâlikat'tan bahis geçmektedir: "İlm-i mantıkta, İbn-i Sina'nın telifatından geçecek Tâlikat namında harika bir risalesi var. İşkâl-i mantıkıyeyi kıyâs-ı istikraî cihetiyle on bine kadar iblâğ edip, hiç bir âlimin yetişemediği bir derece-i ihata göstermiş..."

Kastamonu Lahikası'nda ise Tâlikat'ın bahsi şu şekilde geçmektedir:

"Eski Said'in ilm-i mantık noktasında bir şaheser hükmünde bulunan gayr-ı matbu Talikat'tan süzülen i'cazlı bir îcaz-ı harikada mudakkik ulemaları hayret ve tahsinle dikkate sevk eden matbu Kızıl İ'caz nâmındaki risale-i mantıkıye, Risale-i Nurla bağlanmasına ve şakirdlerinin, âlimler kısmınınn nazarına göstermek lâyık gördüm; fakat çok derindir. Bu günlerde Feyzi'ye bir parça ders verdim. Belki bir zaman Feyzi kendisi, başkasının da anlaması için dersini Türkçe kaleme alacak..."

Muhtelif yıllarda Mehmed Feyzi Ağabeye Tâlikâtın Türkçe dersini kaleme alıp almadığını sorduğumda, "Hayır yazamadım, kaleme alamadım" diye cevap vermişti.

Abdülmecid Nursî'nin Tâlikat için yazdıkları

Bu eserin baş taraflarında Merhum Abdülmecid Nursî (Ünlükul)un el yazılarıyla hüzünlü satırları bulunmaktadır. Bu satırların içinde Nur Üstad Bediüzzaman'ın da kendi mübarek elleriyle yazdığı bir kaç satırı okumaktayız. Abdülmecid Ünlükul, Tâlikat'a yazdığı ön notlarında şunları ifade etmektedir:

"Hazret-i Seyda'ya!

"Merhum ve şehid Molla Habib'in dest-i hattıyla 'Bürhan-ı Gelenbevî'yi okurken yazdığı Tâlikat namıyla takriratınızı takdim etmekle, ellerinizden öper, duanızı isterim. Abdülmecid"

"Ey bu ibretâmiz evraka bakan zat!

"Birinci Harb-i Umumi'den evvel Van vilayetinde Bediüzzaman talebelerine, hususan kardeşi ve Molla Habib'e ders verirken ilm-i mantıka dair telif ettikleri ve henüz ikmâl edemedikleri iki adet eserlerinin müsveddeleridir."

"Zamanın selleri içinde her iki kardeş birbirinden ayrıldılar. Ennihayet Abdülmecid namındaki küçük; Ürgüp Müftüsü olup l940'ta Ürgüp'e geldi. Bu müsveddeleri o zamanın yadigârı olarak muhafaza etmekte idi. Fakat heyhât, sümme heyhât o da gitti, o da gitti, zaman da geçti gitti."

"Acaba bu müsveddeleri açıp okuyacak bir kimse olacak mı ve öyle bir zaman gelecek mi?"

"Heyhât! heyhât!

"Tâ be mahşer mihnet-i derd ü gamla gezerim,

Bu bize bir çiledir, ey gül kaderle çekerim. (Abdülmecid)

"Bu Tâlikat namındaki Risale Bediüzzaman Said Kürdî'nin Bürhan-ı Gelenbevî üzerine yazdığı hâşiyelerdir.

"Bu Risale'yi yazan, halka-i dersinde bulunan en sevdiği Habib namında bir talebesi idi. Habib, Bürhan-ı Gelenbevî okurken Bediüzzaman'ın takrirlerini hâşiye şeklinde yazardı. Bu da l329'da (l9l3) idi. Birinci harb-i umumî koptu, Bediüzzaman ile Habib vâiz sıfatıyla Van fırkasıyla (Tugay) beraber Erzurum cephesine gittiler. Bir sene sonra dönüp Van'a geldiler.

Ermeniler tarafından Van alındı. Bizler de Gevaş kazasına çekildik. Habib orada şehid oldu.

"Habib'in dest-i hattıyla ve Bediüzzaman'ın ifadesiyle yazılan şu Risaleyi muhaceret esnasında memleketten memlekete, şehirden şehire çıkıp girmek neticesinde l940'ta Malatya'dan Ürgüp'e müftülük memuriyetiyle geldim.

"Bu Risale perakende bir halde evrak ve kitaplar içinde dağıtılmış. Topladım, ciltlettirdim. Olur ki, bir zaman gelir, ilmî ve dinî bir haşir ve neşir olur, bu gibi Risaleleri okuyacak insanlar meydana çıkarlar. O zaman bu Risale ne gibi bir zekâ ve ne kadar yüksek bir fikirden çıktığı anlaşılır. Fakat heyhat! Ne o zaman gelir, ne de o adamlar bulunur vesselâm.." 195l-Abdülmecid

(Son Şahitler kitabının, birinci cildinden derlenmiştir...)>

Sayfa 119   Okuyucuda devam et

Alt başlıklar

  1. Habib (Molla Habib)119
  2. Hacı Yaşar Zeydan120
  3. Hakkı Tığlı121
  4. Hakkı Yavuztürk122
  5. Hakkı Yılmaz123
  6. Halid Tekin (Hafız Halid)124
  7. Halil Çalışkan125
  8. Halil Çınar126
  9. Halil Dülgâr127
  10. Halil Gönenç128
  11. Halil Gönülalan129
  12. Halil İbrahim (Milaslı)130
  13. Halil Paşa (Enver Paşa'nın Amcası)131
  14. Halil Sıdkı Özturan132
  15. Halit Akmansü (Dadaylı Halit Bey)133
  16. Halit Ertuğrul134
  17. Hamdi Sağlamer135
  18. Hamdi Yazır (Elmalılı)136
  19. Hamid Uras (Dr.)137
  20. Hâmit Aytaç138
  21. Hamit Ekinci (Molla)139
  22. Hamza Efendi (Müküslü Hamza)140
  23. Hamza Emek141
  24. Hasan Akyol142
  25. Hasan Atıf Egemen143
  26. Hasan Basri Çantay144
  27. Hasan Değirmenci (Gardiyan)145
  28. Hasan Ergen (Jandarma)146
  29. Hasan Feyzi Yüreğil147
  30. Hasan Nevruz148
  31. Hasan Okur149
  32. Hasan Sağlam150
  33. Hasan Sarıkaya151
  34. Hasan Zaimoğlu152
  35. Haşmet Hoca (Tonuslu)153
  36. Hatice Yıldız154
  37. Haydar Süphandağlı155
  38. Hayreddin Topçu156
  39. Hayrettin Karaman (Prof. Dr.)157
  40. Hekimoğlu İsmail158
  41. Hesna Şener (Senirkent'li Adil Hâkim)159
  42. Hikmet Tezcan160
  43. Hilmi Arıcı161
  44. Hilmi Pancaroğlu162
  45. Hilmi Semâ Erkal (Kastamonulu Küçük Şeyhlerin Hilmi)163
  46. Hulûsi Bitlisî Aktürk (Avukat)164
  47. Hulusi Yahyagil (Hacı İbrahim Hulusi)165
  48. Hüseyin Aksu (İlk Devre Milletvekili)166
  49. Hüseyin Aslan (Kuzca Hatibi)167
  50. Hüseyin Beşli168
  51. Hüseyin Cahit Payazağa169
  52. Hüseyin Çalışkan170
  53. Hüseyin Korkmaz171
  54. Hüseyin Rahmi Yananlı172
  55. Hüseyin Remzi Sönmezgil173
  56. Hüseyin Zevki Usta (Aşçı)174
  57. Hüsmen Hüseyin Duran175
  58. Hüsrev Altınbaşak176

Tanıyanların Dilinden uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir