Tılsımlar — Sayfa 117

Yirminci Dokuzuncu Sözün İkinci Maksadı

Tılsımlar kitabının 117. sayfası — Yirminci Dokuzuncu Sözün İkinci Maksadı bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

İşte madem en âdi ve zaîf emrî kanunlar dahi böyle beka ile, devam ile alâkadardır. Elbette ruh-u insanî, değil yalnız beka ile, belki ebed-ül âbâd ile alâkadar olmak lâzım gelir. Çünki ruh dahi Kur'anın nassı ile,

قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ى

ferman-ı celili ile âlem-i emirden gelmiş bir kanun-u zîşuur ve bir namus-u zîhayattır ki; kudret-i ezeliye, ona vücud-u haricî giydirmiş. Demek nasılki sıfat-ı iradeden ve âlem-i emirden gelen şuursuz kavanin, daima veya ağleben bâki kalıyor.

Aynen onların bir nevi kardeşi ve onlar gibi sıfat-ı iradenin tecellisi ve âlem-i emirden gelen ruh, bekaya mazhar olmak daha ziyade kat'îdir, lâyıktır. Çünki zîvücuddur, hakikat-ı hariciye sahibidir. Hem onlardan daha kavîdir, daha ulvîdir. Çünki zîşuurdur.

Hem onlardan daha daimîdir, daha kıymetdardır. Çünki zîhayattır.

İkinci Esas

Saadet-i ebediyeye muktezi vardır ve o saadeti verecek Fâil-i Zülcelalde muktedirdir.Hem harab-ı âlem, mevt-i dünya mümkündür. Hem vaki' olacaktır. Yeniden ihya-yı âlem ve haşir, mümkündür. Hem vaki' olacaktır.

İşte bu altı mes'eleyi, birer birer aklı ikna edecek muhtasar bir tarzda beyan edeceğiz. Zâten Onuncu Söz'de kalbi, iman-ı kâmil derecesine çıkaracak derecede bürhanlar zikredilmiştir. Şurada ise, yalnız aklı ikna' edecek, susturacak, Eski Said'in "Nokta Risalesi"ndeki beyanatı tarzında bahsedeceğiz.

Evet saadet-i ebediyeye muktezi mevcuddur. O muktezinin vücuduna delalet eden bürhan-ı kat'î "On Menba' ve Medar"dan süzülen bir hadstir.

BİRİNCİ MEDAR:

Dikkat edilse, şu kâinatın umumunda bir nizam-ı ekmel, bir intizam-ı kasdî vardır. Her cihette reşehat-ı ihtiyar ve lemaat-ı kasd görünür. Hattâ herşeyde bir nur-u kasd, her şe'nde bir ziya-yı irade, her harekette bir lem'a-i ihtiyar, her terkibde bir şu'le-i hikmet, semeratının şehadetiyle nazar-ı dikkate çarpıyor. İşte eğer saadet-i ebediye olmazsa, şu esaslı nizam, bir suret-i zaîfe-i vahiyeden ibaret kalır. Yalancı, esassız bir nizam olur. Nizam ve intizamın ruhu olan maneviyat ve revabıt ve niseb, heba olup gider. Demek nizamı nizam eden, saadet-i ebediyedir. Öyle ise nizam-ı âlem, saadet-i ebediyeye işaret ediyor.

Tılsımlar uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir