Yirmi Dördüncü Mektub — Sayfa 18

Yirmi Dördüncü Mektub

Yirmi Dördüncü Mektub kitabının 18. sayfası — Yirmi Dördüncü Mektub bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

ebtere müreccahtır." Yani Vücud-u Vâcib'e nisbet ile bir an vücud, nisbetsiz milyon sene bir vücuda müreccahtır. Hem bu sır içindir ki ehl-i tahkik demişler: "Envar-ı vücud ise Vâcibü'l-Vücud'u tanımakladır." Yani o halde kâinat, envar-ı vücud içinde olarak melaike ve ruhaniyat ve zîşuurlar ile dolu görünür. Eğer onsuz olsa adem zulümatları, firak ve zeval elemleri her bir mevcudu ihata eder. Dünya, o adamın nazarında boş ve hâlî bir vahşetgâh suretinde görünür.

Evet, nasıl ki bir ağaç meyvelerinin her birisi, ağacın başındaki bütün meyvelere karşı birer nisbeti var ve o nisbetle birer kardeşi, arkadaşı mevcud olduğundan onların adedince ârızî vücudları vardır. Ne vakit o meyve ağacın başından kesilse her bir meyveye karşı bir firak ve zeval hâsıl olur. Her bir meyve onun için ma'dum hükmündedir. Haricî bir zulmet-i adem ona hâsıl oluyor. Öyle de kudret-i Ehad-i Samed'e intisap noktasında her şey için bütün eşya var. Eğer intisap olmazsa her şey için eşya adedince haricî ademler var.

İşte şu remizden, imanın azamet-i envarına bak ve dalaletin dehşetli zulümatını gör. Demek iman, şu remizde beyan edi

Yirmi Dördüncü Mektub uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir