Üçüncü Nokta
Yirmi Üçüncü Söz · Sayfa 12
Yirmi Üçüncü Söz kitabının "Üçüncü Nokta" bölümü 12. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Yirmi Üçüncü Söz.
nur-u İlâhî ile dolar. Âlem
اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ
âyetini okur. O vakit zaman-ı mâzi, bir mezar-ı ekber değil, belki herbir asrı bir nebinin veya evliyanın taht-ı riyasetinde vazife-i ubudiyeti îfa eden ervah-ı sâfiye cemaatlarının vazife-i hayatlarını bitirmekle Allahuekber diyerek makamat-ı âliyeye uçmalarını ve müstakbel tarafına geçmelerini kalb gözü ile görür.
Sol tarafına bakar ki; dağlar-misal bazı inkılâbât-ı berzahiye ve uhreviye arkalarında Cennet'in bağlarındaki saadet saraylarında kurulmuş bir ziyafet-i Rahmaniye'yi o nur-u îman ile uzaktan uzağa fark eder. Ve fırtına ve zelzele, tâun gibi hâdiseleri, birer musahhar memur bilir. Bahar fırtınası ve yağmur gibi hâdisatı; sureten haşin, manen çok lâtif hikmetlere medar görüyor. Hattâ mevti, hayat-ı ebediyenin mukaddimesi ve kabri, saadet-i ebediyenin kapısı görüyor. Daha sair cihetleri sen kıyas eyle. Hakikatı, temsile tatbik et!
ÜÇÜNCÜ NOKTA:Îman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî îmânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir. Ve îmânın
kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir."Tevekkeltü Âlallah"der, sefine-i hayatta kemal-i emniyetle hâdisatın dağlarvari dalgaları içinde seyran eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak'ın yed-i kudretine emanet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder. Sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennet'e uçabilir. Yoksa, tevekkül etmezse; dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i sâfilîne çeker.
Demek;îman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder.
Fakat yanlış anlama. Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir; belki esbabı, dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-yı fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenâb-ı Hakktan istemek ve neticeleri O'ndan bilmek ve O'na minnettar olmaktan ibarettir.
Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer:
Vaktiyle iki adam; hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye birer bilet alıp girdiler. Birisi girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup
Yirmi Üçüncü Söz uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir