Beşinci Rica
Zühret-ün Nur · Sayfa 86
Zühret-ün Nur kitabının "Beşinci Rica" bölümü 86. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Zühret-ün Nur.
vecihle mu'cize ve her dakikada hiç olmazsa yüz milyonun dillerinde gezen, nur serpen ve herbir harfinde asgari olarak on sevap ve on hasene ve bâzen onbin ve bâzen Leyle-i Kadir sırrıyla bir harfine otuzbin hasene ve meyve-i Cennet ve nur-u berzah veren Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan'dır. Bu makamda ona rekabet edecek kâinatta hiçbir kitap yoktur ve hiçbir kimse gösteremez. Mâdem bu elimizdeki Kur'ân, Semâvât ve Arz'ın Hâlık-ı Zülcelâlinin rubûbiyet-i mutlakası noktasından ve azamet-i ulûhiyeti cihetinden ve ihâta-i rahmeti cânibinden gelen kelâmıdır, fermânıdır; bir mâden-i rahmetidir; O'na yapış... Her derde bir devâ, her zulmete bir ziyâ, her ye'se bir ricâ, içinde vardır.
İşte bu ebedî hazinenin anahtarı îmândır ve teslimdir ve onu dinleyip kabul etmek ve okumaktır.
BEŞİNCİ RİCA:Bir zaman ihtiyarlığımın mebdeinde, bir inziva arzusuyla, İstanbul'un boğaz tarafındaki Yûşa Tepesi'nde, yalnızlıkla ruhum bir istirahât aradı. Bir gün o yüksek tepede, dâire-i ufka, etrafa baktım. Gâyet hazîn ve rikkatli bir levha-i zevâl ve firakı, ihtiyarlığın ihtarıyla gördüm. Şecere-i ömrümün kırkbeşinci senesi olan kırkbeşinci dalındaki yüksek
makamından, tâ hayatımın aşağı tabakalarına nazar gezdirdim. Gördüm ki; o aşağıda, herbir dalında, herbir senenin zarfında sevdiklerimden ve alâkadarlarımdan ve tanıştıklarımdan hadsiz cenazeler var. Ve o firak ve iftiraktan gelen gâyet rikkatli bir mânevî teessürât içinde, Fuzûlî-i Bağdadî gibi, müfarakât eden dostları düşünerek enîn edip;
"Vaslını yâdeyledikçe ağlarım,
Tâ nefes var ise kuru cismimde feryad eylerim."
diyerek bir teselli, bir nur, bir ricâ kapısını aradım. Birden, âhirete îmân nuru imdâda yetişti. Hiç sönmez bir nur, hiç kırılmaz bir ricâ verdi.
Evet, ey benim gibi ihtiyar kardeşler ve ihtiyâre hemşireler! Mâdem âhiret var ve mâdem bâkidir ve mâdem dünyadan daha güzeldir ve mâdem bizi yaratan Zât hem Hakîm, hem Rahîm'dir... İhtiyarlıktan şekvâ ve teessüf etmemeliyiz. Bilakis ihtiyarlık, îmân ile ibâdet içinde sinn-i kemâle gelip, vazife-i hayattan terhis ve âlem-i rahmete istirahât için gitmeye bir alâmet olduğu cihetle ondan memnun olmalıyız.
Evet nass-ı hadîs ile; nev-i beşerin en mümtâz şahsiyetleri olan yüzyirmidört bin enbiyanın
Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir