Zühret-ün Nur — Sayfa 184

Yirmibirinci Mektub

Zühret-ün Nur kitabının 184. sayfası — Yirmibirinci Mektub bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

rızıkları dahî, bereket suretinde geliyor. Bunu teyid eden ve kendim gördüğüm bir misal:

Benim yakın dostlarım bilirler ki; iki-üç sene evvel hergün yarım ekmek, –o köyün ekmeği küçük idi– muayyen bir tayinim vardı ki, çok defa bana kâfi gelmiyordu. Sonra dört kedi bana misâfir geldiler. O aynı tayinim hem bana, hem onlara kâfi geldi. Çok kere de fazla kalırdı.

İşte şu hâl o derece tekerrür edip bana kanaat verdi ki, ben kedilerin bereketinden istifâde ediyordum. Kat'î bir surette ilân ediyorum: Onlar bana bâr değil; hem onlar benden değil, ben onlardan minnet alırdım.

Ey insan! Mâdem canavar suretinde bir hayvan, insanların hânesine misâfir geldiği vakit berekete medâr oluyor; öyle ise mahlûkâtın en mükerremi olan insan ve insanların en mükemmeli olan ehl-i îmân ve ehl-i îmânın en ziyâde hürmet ve merhamete şâyan aceze, alîl ihtiyareler ve alîl ihtiyarların içinde şefkât ve hizmet ve muhabbete en ziyâde lâyık ve müstehak bulunan akrabalar ve akrabaların içinde dahî en hakikî dost ve en sâdık muhib olan peder ve vâlide; ihtiyarlık halinde bir hânede bulunsa, ne derece vesile-i bereket ve vasıta-i rahmet ve

لَوْلاَ الشُّيُوخُ الرُّكَّعُ لَصُبَّ عَلَيْكُمُ الْبَلآَءُ صَبًّا

Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir