Zühret-ün Nur — Sayfa 37

Yirmibirinci Deva

Zühret-ün Nur kitabının 37. sayfası — Yirmibirinci Deva bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

hekim, elbette meşrû bir dairede nasihat eder ve vesâyâda bulunur. Sû-i istimâlâttan, isrâfâttan men eder, teselli verir. Hasta, o vesâyâ ve o teselliye itimat edip hastalığı hafifleşir; sıkıntı yerinde bir ferahlık verir.

Amma vehmî hastalık kısmı ise, onun en müessir ilacı, ehemmiyet vermemektir. Ehemmiyet verdikçe o büyür, şişer. Ehemmiyet vermezse küçülür, dağılır. Nasılki arılara iliştikçe, insanın başına üşüşürler; aldırmazsan dağılırlar. Hem karanlıkta gözüne sallanan bir ipten gelen bir hayâle ehemmiyet verdikçe büyür. Hatta bazen onu dîvâne gibi kaçırır; ehemmiyet vermezse, âdi bir ipin yılan olmadığını görür, başındaki telâşına güler.

Bu vehmî hastalık çok devam etse, hakikata inkılâb eder. Vehham ve asabi insanlarda fenâ bir hastalıktır. Habbeyi kubbe yapar, kuvve-i manevîyesi kırılır. Hususan merhametsiz yarım hekimlere veyahut insafsız doktorlara rastgelse, evhamını daha ziyâde tahrik eder. Zengin ise malı gider; yoksa ya aklı gider veya sıhhati gider.

YİRMİBİRİNCİ DEVÂ

Ey hasta kardeş!

Senin hastalığında maddî elem var. Fakat

Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir