Kur'ân'ın veciz olan İ'câzı
İlk Dönem Eserleri, sayfa 285 — bölümü basılı nüsha görünümünde okuyun.
İlk Dönem Eserleri kitabının "Kur'ân'ın veciz olan İ'câzı" bölümü 285. sayfada başlar ve 290. sayfaya kadar sürer. Yukarıdaki okuyucu bu bölümden açılır; kelime anlamı olan sözcüklere ve dipnot işaretlerine dokunarak açıklamalarını görebilir, metni seçip not alabilir ya da renkle işaretleyebilirsiniz. Kitabın tamamı: İlk Dönem Eserleri Oku.
Kur'ân'ın veciz olan İ'câzı — Bölümün Başlangıcı
İfade
Bundan altı sene evvel, şu zelzelenin bidayetinde İşârâtü'l-İ'câz tefsirini yazarken, وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ [1] beyanı sadedinde, şu risaledeki fehmimi aynen yazmıştım. Zaman fehmimi teyid ettiğinden neşrediyorum. Zeyli perakende hakikatlerden bir âşuredir.
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ
Şu cümle-i âliyenin itnâbında bir îcâz-ı i'câzî var. Çünkü يَتَصَدَّقُونَ [2] veya يُزَكُّونَ [3] gibi kısa bir cümleye bedel bunu ihtiyar etmesinden, sadakanın şerait-i makbuliyetini fehme ihsas ve nükât-ı hüsnünü ihsan ediyor. Sadaka beş şartla tam sadaka olabilir.
Birincisi:
Sadakaya muhtaç olacak derecede tasaddukta israf etmemektir.
Şu şarta imâen, مِمَّا 'daki min-i teb'îziyeyi menar etmiştir.
İkincisi:
Kendi malından vermeli; yoksa Ali'den alıp Veli'ye vermemeli. Şuna işareten, hasrı ifade eden مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ [1] 'deki takdimi ayar etmiştir.
Üçüncüsü:
Minnet etmemektir. Buna remzen, رَزَقْنَا [2] 'deki hakiki mâlik kim olduğunu ve sadaka veren yalnız vasıta olduğunu göstermekle, şu şarta medar etmiştir.
Dördüncüsü:
Tıyb-ı nefis ile, rıza-i kalb ile olmalı; havf-ı fakr ile olmamalı. Şuna telvihan, رَزَقْنَا 'daki nun-u azametle اَنَا الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ [3] mânâsını remzedip şu şarta emâre etmiştir.
Beşincisi:
Sadakayı alan sefahatte değil, belki nafakasında ve hâcât-ı zaruriyesinde sarf etmeli. Şuna telmîhan, يُنْفِقُونَ [4] 'un maddesini alâmet etmiştir.
Altıncısı:
Şart-ı kemâldir. Mala hasredilmemeli. Zira tasadduk malda olduğu gibi, ilimde, fikirde, fiilde de olur. Şu tâmime, lâfzındaki umum ile ima ve يُنْفِقُونَ 'deki ıtlak ile işaret etmiştir. Çünkü, makam-ı hıtâbide ıtlak, ta'mimdir.
Devamı yukarıdaki okuyucuda; sayfalar sola kaydırılarak çevrilir.
İlk Dönem Eserleri'ı uygulamada okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir