Onuncu İşaret

Mektubat, sayfa 189 — bölümü basılı nüsha görünümünde okuyun.

KitapMektubat
Sayfa189–193
Üst BaşlıkOn Dokuzuncu Mektup

Mektubat kitabının "Onuncu İşaret" bölümü 189. sayfada başlar ve 193. sayfaya kadar sürer. Yukarıdaki okuyucu bu bölümden açılır; kelime anlamı olan sözcüklere ve dipnot işaretlerine dokunarak açıklamalarını görebilir, metni seçip not alabilir ya da renkle işaretleyebilirsiniz. Kitabın tamamı: Mektubat Oku.

Onuncu İşaret — Bölümün Başlangıcı

Hususan Buharî, Müslim, İbni Hibban, Tirmizî gibi kütüb-ü sahiha, tâ zaman-ı Sahabeye kadar, o yolu o kadar sağlam yapmışlar ve tutmuşlar ki, meselâ Buharî'de görmek, aynı Sahabeden işitmek gibidir.

Acaba, o Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma ağaçlar, misallerde göründüğü gibi, onu tanıyıp, risaletini tasdik edip, ona selâm ederek ziyaret edip emirlerini dinleyerek itaat ettiği halde, kendilerine insan diyen bir kısım câmid, akılsız mahlûklar onu tanımazsa, iman etmezse, kuru ağaçtan çok ednâ, odun parçası gibi ehemmiyetsiz, kıymetsiz olarak ateşe lâyık olmaz mı?

ONUNCU İŞARET

Şu mu'cize-i şeceriyeyi daha ziyade takviye eden, mütevatir bir surette nakledilen حَنِينُ الْجِذْعِ [1] mu'cizesidir. Evet, Mescid-i Şerif-i Nebevîde, kuru direğin büyük bir cemaat içinde, muvakkaten firak-ı Ahmedîden (a.s.m.) ağlaması, beyan ettiğimiz mu'cize-i şeceriyenin misallerini hem teyid eder, hem kuvvet verir. Çünkü o da ağaçtır, cinsi birdir. Fakat şunun şahsı mütevatirdir. Öteki kısımlar, herbirinin nev'i mütevatirdir; cüz'iyatları, misalleri, çoğu sarih tevatür derecesine çıkmıyor.

Evet, Mescid-i Şerifte, hurma ağacından olan kuru direk, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm hutbe okurken ona dayanıyordu. Sonra minber-i şerif yapıldığı vakit, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm minbere çıkıp hutbeye başladı. Okurken, direk deve gibi enin edip ağladı; bütün cemaat işitti. Tâ Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm yanına geldi, elini üstüne koydu, onunla konuştu, teselli verdi, sonra durdu. [2] Şu mu'cize-i Ahmediye aleyhissalâtü vesselâm, pek çok tariklerle, tevatür derecesinde nakledilmiştir.

Evet, حَنِينُ الْجِذْعِ [1] mu'cizesi çok münteşir ve meşhur ve hakikî mütevatirdir. [2] Sahabelerin bir cemaat-i âlisinden on beş tarikle [3] gelip, Tâbiînin yüzer imamları o mu'cizeyi, o tariklerle, arkadaki asırlara haber vermişler. Sahabenin o cemaatinden ulema-i Sahabe namdarları ve rivayet-i hadîsin reislerinden Hazret-i Enes ibni Malik (hâdim-i Nebevî), [4] Hazret-i Câbir bin Abdullahi'l-Ensârî (hâdim-i Nebevî), [5] Hazret-i Abdullah ibni Ömer, [6] Hazret-i Abdullah bin Abbas, [7] Hazret-i Sehl bin Sa'd, [8] Hazret-i Ebu Saidi'l-Hudrî, [9] Hazret-i Übey ibni'l-Kâ'b, [10] Hazret-i Büreyde, [11] Hazret-i Ümmü'l-mü'minîn Ümmü Seleme [12] gibi meşâhir-i ulema-i Sahabe ve rivayet-i hadîsin rüesaları gibi, herbiri bir tarikin başında, aynı mu'cizeyi ümmete haber vermişler. Başta Buharî, Müslim, kütüb-ü sahiha, arkalarındaki asırlara o mütevatir mu'cize-i kübrâyı tarikleriyle haber vermişler.

İşte, Hazret-i Câbir tarikinde der ki: Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm

Devamı yukarıdaki okuyucuda; sayfalar sola kaydırılarak çevrilir.

Mektubat'ı uygulamada okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir