Tarihçe-i Hayat — Sayfa 212

Risale-i Nur'un telifi-neşri

Tarihçe-i Hayat kitabının 212. sayfası — Risale-i Nur'un telifi-neşri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır.

İkincisi: Tarik-i Nakşî hakkında denilen

"Der tarik-i Nakşibendî lâzım âmed çâr terk

Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk"

olan fıkra-i rânâ birden hatıra geldi. O hatıra ile beraber, birden şu fıkra tulû etti:

"Der tarik-i aczmendî lâzım âmed çâr çiz

Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şükr-ü mutlak, şevk-i mutlak ey aziz."

Sonra, senin yazdığın, "Bak kitab-ı kâinatın safha-i rengînine, ilâahir." olan rengin ve zengin şiir hatırıma geldi. O şiirle semânın yüzündeki yıldızlara baktım. "Keşke şair olsaydım, bunu tekmil etseydim" dedim. Halbuki şiir ve nazma istidadım yokken yine başladım. Fakat nazım ve şiir yapamadım. Nasıl hutur ettiyse öyle yazdım. Benim vârisim olan sen, istersen nazma çevir, tanzim et. İşte, birden hatıra gelen şu:

Dinle de yıldızları, şu hutbe-i şirinine,

Nâme-i nurîyn-i hikmet bak ne takrir eylemiş.

Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:

Bir Kadîr-i Zülcelâlin haşmet-i sultanına,

Birer burhan-ı nurefşânız biz, vücud-u Sânia,

Hem vahdete, hem kudrete şahitleriz biz.

Bu zeminin yüzünü yaldızlayan

Nazenin mu'cizâtı çün melek seyranına,

Tarihçe-i Hayat'ı uygulamada okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir