Tarihçe-i Hayat — Sayfa 662

Gelenlerle ne konuşurdu?

Tarihçe-i Hayat kitabının 662. sayfası — Gelenlerle ne konuşurdu? bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır.

Merhum Hasan Feyzi'nin Risale-i Nur Hakkındaki Manzumesi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

وَمَۤا اَرْسَلْنَاكَ اِلاَّ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ * [1]

âyetinin veraset-i Ahmediye (a.s.m.) cihetinde, mânâ-yı işarî noktasında, bu asırda o Rahmeten li'l-Âlemînin bir ayinesi ve hakikat-i Kur'âniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir nümunesi olmasından, hakikat-i Muhammediyenin (a.s.m.) bir kısım evsafı, mânâ-yı mecâzî ile cüz'î bir vârisine verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim.

Yalnız hakikat-i Ahmediye (a.s.m.) âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.

Said Nursî

Huzur bulur bugün seninle âlem,

Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Sürur bulur bugün seninle âdem,

Ey bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Bu hasta gönüller çoktan perişan,

Varsa sende eğer Lokman'dan nişan,

Bir şifa sun, gel, ey mahbub-u zişan,

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Gelmez mi sonu bu uzun hicenin,

Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin?

Zâri arttı, sabrı bitti nicenin,

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Tarihçe-i Hayat'ı uygulamada okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir