Akşam Namazı Tesbihatı
Tam tesbihat — Allahümme ecirnâ, Haşr Sûresi · 15 bölüm · ~14 dk
Akşam Namazının farzını kılıp, selam verdikten sonra
اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلاَمُ وَ مِنْكَ السَّلاَمُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ
Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ẕe’l-celâli ve’likrâm
Allah’ım! Sen Selâm’sın; selâm ve selâmet Senden gelir. Her şeyden üstün ve yücesin ey Celal ve İkram sahibi!
Denilir, eller yukarı kaldırılıp açılarak Salâten Tüncînâ duası okunur:
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ اْلاَهْوَالِ وَ اْلاٰفَاتِ وَ تَقْض۪ى لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَٓا اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَم۪يعِ الْخَيْرَاتِ فِى الْحَيَاةِ وَ بَعْدَ الْمَمَاتِ اٰم۪ينَ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Allahümme šalli alâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Šalâten tüncînâ bihâ min-cemîʿı’l-ehvâli ve’l-âfât. Ve takḍîlenâ bi-hâ cemîʿa’l-ḥâcât. Ve tüṭahhirunâ bi-hâ min-cemîʿı’s-seyyiât. Ve terfeʿunâ bi-hâ ʿindeke aʿle’d-derecât. Ve tübelliğunâ bi-hâ aḳša’l-ğâyât. Min-cemîʿi’l-ḫayrâti fi’l-ḥayâti ve baʿde’l-memât. Âmin yâ Mucîbe’d-deʿavâti ve’l-ḥamdü lillâhi Rabbi’l-ʿâlemîn.
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âline öyle bir salát ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü áfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırlanın en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucib! Duamızı kabul eyle. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.
Sonrasında Akşam Namazının son sünneti kılınıp; bir defa اٰمَنَّا بِاَنَّهُ deyip, 9 defa
لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لآَ شَر۪يكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ى وَ يُم۪يتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ
Lâ ilâhe illâllahü, vaḥdehû, lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-ḥamdü, yuḥyî ve yümît, bi-yedihi’l-ḫayr ve hüve ʿalâ külli şey’in ḳadîr.
Allah’tan başka ilâh yoktur. O bir tektir şeriki yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır, kendisine mahsustur. Hayatı O verir. Ölümü O verir. Hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir. Dönüş O’nadır.
Okunur. Onuncuda ise;
لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لآَ شَر۪يكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ى وَ يُم۪يتُ وَ هُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ وَ اِلَيْهِ الْمَص۪يرُ
Lâ ilâhe illâllahü, vaḥdehû, lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-ḥamdü, yuḥyî ve yümît ve hüve ḥayyün lâ yemût, bi-yedihi’l-ḫayr ve hüve ʿalâ külli şey’in ḳadîr ve ileyhi’l-mašîr.
Allah’tan başka ilâh yoktur. O bir tektir şeriki yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır, kendisine mahsustur. Hayatı O verir. Ölümü O verir. Kendisi ölmez ebedi ve ezeli hayat sahibidir. Hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir. Dönüş O’nadır.
Sonra avuç içleri aşağıya doğru çevrilip üç, beş veya yedi defa اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ denilir. Müteakiben;
اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ كُلِّ نَارٍ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الدّ۪ينِيَّةِ وَ الدُّنْيَوِيَّةِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ اٰخِرِ الزَّمَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الْمَس۪يحِ الدَّجَّالِ وَ السُّفْيَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ الضَّلاَلاَتِ وَ الْبِدْعِيَّاتِ وَ الْبَلِيَّاتِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ اْلاَمَّارَةِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شُرُورِ النُّفُوسِ اْلاَمَّارَاتِ الْفِرْعَوْنِيَّةِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ النِّسَٓاءِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ بَلآَءِ النِّسَٓاءِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ النِّسَٓاءِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ قَهْرِكَ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ نَارِ قَهْرِكَ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَ النِّرَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ الرِّيَاءِ وَ السُّمْعَةِ وَ الْعُجُبِ وَ الْفَخْرِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ تَجَاوُزِ الْمُلْحِد۪ينَ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ الْمُنَافِق۪ينَ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الْفَاسِق۪ينَ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا وَ اَجِرْ وَالِدَيْنَا وَ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ ف۪ى خِدْمَةِ الْقُرْاٰنِ وَ اْلا۪يمَانِ وَ اَحْبَابَنَا الْمُؤْمِن۪ينَ الْمُخْلِص۪ينَ وَ اَقْرِبَٓائَنَا وَ اَجْدَادَنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! bizi her çeşit ateşten halâs eyle! Allah’ım! bizi dînî ve dünyevi fitnelerden muhafaza eyle! Allah’ım! bizi âhir zaman fitnesinden koru! Allah’ım! bizi Mesih-ı Deccâl ve Süfyan fitnesinden kurtar. Allah’ım! bizi dalaletlerden, Bid’atlardan ve belâlardan halas eyle. Allah’ım! bizi kötülüklere iten Nefs-i Emmarenin şerrinden muhafaza eyle. Allah’ım! bizi firavunlaşmış Nefs-i Emmarelerin şerlerinden koru. Allah’ım! bizi şerli kadınların şerrinden kurtar. Allah’ım!’ bizi belâlı kadınların belâsından halâs eyle. Allah’ım! bizi fitnekâr kadınların fitnesinden muhafaza eyle. Allah’ım! bizi kabir azabından kurtar. Allah’ım! bizi kıyamet gününün azabından halas eyle. Allah’ım! bizi cehennem azabından muhafaza eyle. Allah’ım! bizi kahrının azabından koru. Allah’ım! bizi kahrının ateşinden koru. Allah’ım! bizi kabir azabı ve ateşlerden kurtar. Allah’ım! bizi riyadan, yalancı şöhretten, kendimizi beğenmekten, övünmekten muhafaza eyle. Allah’ım! bizi inkarcıların tecâvüzünden koru. Allah’ım! bizi münafıkların şerrinden koru. Allah’ım! bizi fasıkların fitnesinden koru. Allah’ım! bizi, anne-babamızı, Kur’ân ve iman hizmetinde çalışan sâdık Risale-i Nur Talebelerini ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı Cehennem ateşînden kurtar.
Avuç içleri yukarı çevrilerek devam edilir:
بِعَفْوِكَ يَا مُج۪يرُ بِفَضْلِكَ يَا غَفَّارُ ٭ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا وَ اَدْخِلْ اُسْتَادَنَا سَع۪يدَ النُّورْس۪ى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ وَ وَالِدَيْنَا وَ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ وَ اِخْوَانَنَا وَ اَخَوَاتِنَا وَ اَقْرِبَٓائَنَا وَ اَجْدَادَنَا وَ اَحْبَابَنَا الْمُؤْمِن۪ينَ الْمُخْلِص۪ينَ ف۪ى خِدْمَةِ اْلا۪يمَانِ وَ الْقُرْاٰنِ اَلْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ صَلِّ عَلٰى نَبِيِّكَ الْمُخْتَارِ وَ اٰلِه۪ اْلاَطْهَارِ وَ اَصْحَابِهِ اْلاَخْيَارِ وَ سَلِّمْ مَادَامَ الَّيْلُ وَ النَّهَارُ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Bi-ʿafvike yâ Mücîr, bi-faḍlike yâ Ğaffâr. Allâhümme’d-ḫılne’l-Cennete meʿâ’l-ebrâr. Allâhümme’d-ḫılne’l-Cennete meʿâ’l-ebrâr. Allâhümme’d-ḫılnâ ve edḫı’l-Üstâẕenâ Saʿîde’n-Nursî (radiyallâhu ʿanh) ve vâlideynâ ve ṭalebete Resâili’n-Nûri’š-šâdıḳîne ve iḫvânenâ ve eḫavâtinâ ve aḳrabâenâ ve ecdâdenâ ve aḥbâbene’l-mü’minîne’l-muḫlišîne fî-ḫıdmeti’l-îmâni ve’l-Ḳur’ân. El-Cennete meʿa’l-ebrâr bi-şefâati nebiyyike’l-muḫtar ve âlihi’l-eṭhâr ve ešḥâbihi’l-aḫyâr ve sellim mâ dâme’l-leylü ve’n-nehâr. Âmîn, ve’l-ḥamdü lillâhi Rabbi’lʿÂlemîn.
Affınla kabul buyur ey halas eden, kurtaran Mücîr! Fazlınla kabul buyur ey günahları bağışlayan Gaffâr! Allah’ım! bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet’e idhal eyle. Allah’ım! bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet’e idhal eyle. Allah’ım! bizi, Üstadımız Said Nursi’yi (Allah ondan razı olsun) ana – babamızı, sadık Risalei Nur Talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur’ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı, Seçkin Peygamberinin şefaatî, Onun pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet’e idhal eyle. Gece ve gündüz devam ettikçe bu saydıklarımıza iyilik ve Selamet ihsan eyle. Âmin, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Akabinde Salâvat-ı Şerife getirilip, bu dua okunur:
سُبْحَانَ اللَّهِ وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ وَ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
Sübḥânallahi velḥamdü lillâhi ve lâilâhe illâllahü vallahü ekber ve lâ ḥavle ve lâ ḳuvvete illâ billâhi’l-ʿaliyyi’l-ʿaẓîm
Âyetü’l Kürsî (Bakara Sûresi 255) okunur:
اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydihim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Âyetü’l Kürsî, Bakara Sûresi 255:
Allah, Ondan başka ilâh yoktur. Diridir, Kayyumdur. Onu ne bir uyuklama alır, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi onundur. O'nun izni olmaksızın yanında kim şefaat edebilir? O, yaratılmışların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onun ilminden, kendisinin dilediğinden başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Ve onların korunması O'na ağır gelmez. O, çok yüce çok büyüktür.
Daha sonra
33 defa سُبْحَانَ اللّٰهِ
33 defa اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ
33 defa اَللّٰهُ اَكْبَرُ tesbihleri çekilir.
لاۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Lâ ilâhe illâllahü, vaḥdehû, lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-ḥamdü, yuḥyî ve yümît ve hüve ḥayyün lâ yemût, bi-yedihi’l-ḫayru ve hüve ʿalâ külli şey’in ḳadîr ve ileyhi’l-mašîr
Allah’tan başka ilâh yoktur. O birdir; Onun şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur. Hayatı da ölümü de veren Odur. O, kendisine asla ölüm ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir. O her şeye hakkıyla kàdirdir. Her şeyin ve herkesin dönüşü de Onadır.
Denildikten sonra dua edilir. Duadan sonra bir defa فَاعْلَمْ اَنَّهُ diyerek kelime-i tevhide geçilir.
33 defa لاۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ okunduktan sonra مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ diyerek tamamlanır. Ve tesbihata şöylece devam edilir:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِنَّ اللّٰهَ وَ مَلَٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْل۪يمًا ٭ لَبَّيْكَ
Ahzab Sûresi, 56.Âyet:
Allah ve melekler peygambere salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona tam bir teslimiyetle salât ve selâm getirin.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline salát, bütün maddi ve manevi dertler ve devalar adedince çok çok bereket ve selâm ihsan eyle.
بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا كَث۪يرًا
صَلِّ وَ سَلِّمْ يَا رَبِّ عَلٰى حَب۪يبِكَ مُحَمَّدٍ
Ya Rabbi! Habibin Muhammed’e ve bütün enbiya ve resullere herbirisinin âl ve ashabına salát ve selâm eyle. Amin! Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.
وَ عَلٰى جَم۪يعِ اْلاَنْبِيَٓاءِ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ عَلَٓى اٰلِ كُلٍّ وَ صَحْبِ كُلٍّ اَجْمَع۪ينَ
اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
اَلْفُ اَلْفِ صَلاَةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلاَمٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ
Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah’ın Resulü!
اَلْفُ اَلْفِ صَلاَةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلاَمٍ عَلَيْكَ يَا حَب۪يبَ اللّٰهِ
Binler binler salât, binler binler Selâm senin üzerine olsun ey Allah’ın Habibi!
اَلْفُ اَلْفِ صَلاَةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلاَمٍ عَلَيْكَ يَٓا اَم۪ينَ وَحْىِ اللّٰهِ
Binler binler salât, binler binler Selâm senin üzerine olsun ey Allah’ın Vahyinin Emini!
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِه۪ وَ أَصْحَابِهِ بِعَدَدِ اَوْرَاقِ اْلاَشْجَارِ وَ اَمْوَاجِ الْبِحَارِ وَ قَطَرَاتِ اْلاَمْطَارِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا وَ الْطُفْ بِنَا وَ بِاُسْتَادِنَا سَع۪يدِ النُّورْس۪ى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ وَ وَالِدَيْنَا وَ بِطَلَبَةِ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلاَةٍ مِنْهَٓا اَشْهَدُ اَنْ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e (a.s.m) Ål ve Ashabına, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları, yağmurların damlaları adedince salât, selâm ve bereket indir. Günahlarımızı bağışla, bize merhamet eyle. Bize ve Üstadımız Said Nursi’ye (r.a.) ve anne babamıza ve sâdık Risale-i Nur talebelerine, ey İlâhımız, bu salâvâtların herbirisine mukabil lûtfeyle! Allah’tan başka ilâh olmadığına şehadet ederim ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şehadet getiririm. Allahu Teâlâ ona salât ve selâm etsin.
İsm-i A’zâm duası okunur:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Bismillâhirraḥmânirraḥîm
يَا جَم۪يلُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا قَر۪يبُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Cemîlu yâ Allah, Yâ Ḳarîbu yâ Allah
Ey nihayetsiz, gerçek güzellik Cemîl sahibi olan Allah
Ey her şeye nihayet derece yakın Karîb olan Allah
يَا مُج۪يبُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا حَب۪يبُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Mucîbu yâ Allah, Yâ Ḥabîbu yâ Allah
Ey dua ve isteklere cevap veren Mûcib olan Allah
Ey sevilmeye en lâyık, gerçek sevgili Habîb olan Allah
يَا رَؤُفُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا عَطُوفُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Raûfu yâ Allah, Yâ ʿAṭûfu yâ Allah
Ey re’fet ve hususi şefkatini gösteren Raûf olan Allah
Ey çok merhametli, yüce şefkatiyle kullarına müteveccih Atûf olan Allah
يَا مَعْرُوفُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا لَط۪يفُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Maʿrûfu yâ Allah, Yâ Lâṭîfu yâ Allah
Ey kainatı dolduran eserleriyle tanınan, bilinen Mâruf olan Allah
Ey lütûfla davranan, her şeyde nazik cemal-i san’atı görünen Latîf olan Allah
يَا عَظ۪يمُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا حَنَّانُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ ʿAẓîmu yâ Allah, Yâ Ḥannânu yâ Allah
Ey sonsuz azamet, mutlak ihatâlı esma sahibi Azîm olan Allah
Ey çok merhamet eden, latîf rahmetini gösteren Hannân olan Allah
يَا مَنَّانُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا دَيَّانُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Mennânu yâ Allah, Yâ Deyyânu yâ Allah
Ey bol ihsan eden, hakiki iyilik ve nimet sahibi Mennân olan Allah
Ey amellere layık karşılık veren, zayi etmeyen Deyyân olan Allah
يَا سُبْحَانُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَٓا اَمَانُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Sübḥânu yâ Allah, Yâ Emânu yâ Allah
Ey şirkten, noksan sıfatlardan münezzeh Sübhân olan Allah
Ey bütün korkulardan emniyet verip, hıfzeden Emân olan Allah
يَا بُرْهَانُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا سُلْطَانُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Bürhânu yâ Allah, Yâ Sulṭânu yâ Allah
Ey delil ve yol gösteren Burhân olan Allah
Ey gerçek saltanat ve hüküm sahibi Sultan olan Allah
يَا مُسْتَعَانُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا مُحْسِنُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Müsteʿânu yâ Allah, Yâ Muḥsinu yâ Allah
Ey kendisinden yardım dilenilen, imdad istenen Müsteân olan Allah
Ey iyilik ve ihsanı bol, güzel muamele eden, her şeyi en iyi surette yapan Muhsin olan Allah
يَا مُتَعَالُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا رَحْمٰنُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Müteʿâlu yâ Allah, Yâ Raḥmânu yâ Allah
Ey her batıl düşünceden pak, yüce ve üstün Müteâl olan Allah
Ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahmân olan Allah
يَا رَح۪يمُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا كَر۪يمُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Raḥîmu yâ Allah, Yâ Kerîmu yâ Allah
Ey hususi rahmet gösteren, sevgili ibadına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahîm olan Allah
Ey çok kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerîm olan Allah
يَا مَج۪يدُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا فَرْدُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Mecîdu yâ Allah, Yâ Ferdu yâ Allah
Ey sonsuz şeref ve azamet ve nimet sahibi, yücelerin yücesi Mecid olan Allah
Ey rububiyetinde, uluhiyetinde, isim ve sıfatlarında benzeri olmayan, tek Ferd olan Allah
يَا وِتْرُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَٓا اَحَدُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Vitru yâ Allah, Yâ Eḥadu yâ Allah
Ey zât, şuunat, isim ve sıfatında benzeri, dengi, eşi olmayan Vitr olan Allah
Ey taklit edilmez, misli yapılamaz her bir sanat ve eserinde birliği görünen Ehad olan Allah
يَا صَمَدُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا مَحْمُودُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Šamedu yâ Allah, Yâ Maḥmûdu yâ Allah
Ey her şeyin, her mahlukun her ihtiyacını veren, hiçbir şeye muhtaç olmayan Samed olan Allah
Ey hamd edilmeye en lâyık, çok övülen Mahmûd olan Allah
يَا صَادِقَ الْوَعْدِ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا عَلِىُّ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Šâdıḳa’l-Vaʿdi yâ Allah, Yâ ʿAliyyu yâ Allah
Ey vaadinde ve sözünde doğru Sâdık'ul-Vâ'd olan Allah
Ey görünen ve düşünülen her şeyden daha üstün ve muallâ Alî olan Allah
يَا غَنِىُّ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا شَاف۪ى يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Ğaniyyu yâ Allah, Yâ Şâfî yâ Allah
Ey mutlak zenginlik sahibi Ğanî olan Allah
Ey maddî manevî her derde deva, her illete çare Şâfi olan Allah
يَا كَاف۪ى يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا مُعَاف۪ى يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Kâfî yâ Allah, Yâ Muʿâfî yâ Allah
Ey arzulanan, istenilen maddî manevî her şeye yeten Kâfî olan Allah
Ey illetlerin elem ve acısı yerine, sıhhattaki saadet ve afiyet nimetini bahşeden Muâfi olan Allah
يَا بَاق۪ى يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا هَاد۪ى يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Bâḳî yâ Allah, Yâ Hâdî yâ Allah
Ey bütün sıfat ve esmasıyla hep var olan, varlığı zamanla sınırlanmayan Bâkî olan Allah
Ey her mevcuda vazifesini bildiren, dilediğine hidayet veren Hâdi olan Allah
يَا قَادِرُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا سَاتِرُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Ḳàdiru yâ Allah, Yâ Sâtiru yâ Allah
Ey irade ettiği her şeye kuvveti eksilmeden kâfi gelen Kâdir olan Allah
Ey maddî manevî ayıpları, kusurları, çirkinlikleri örtüp gizleyen Sâtir olan Allah
يَا قَهَّارُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا جَبَّارُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Ḳahhâru yâ Allah, Yâ Cebbâru yâ Allah
Ey bütün mevcudatı dize getiren, sonsuz izzet sahibi, hükmünde mutlak galip Kahhâr olan Allah
Ey emir ve fermanına karşı konulamayan, dilediğini yapmaya ve yaptırmaya muktedir, tamir ve ıslah eden Cebbâr olan Allah
يَا غَفَّارُ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا فَتَّاحُ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Ğaffâru yâ Allah, Yâ Fettâḥu yâ Allah
Ey bol mağfiret sahibi, fazl ve rahmetiyle her günahı bağışlayan Gaffâr olan Allah
Ey bereket kapılarını, hikmetli suretleri, ahiret âlemini, bağlı, kilitli gönülleri, tılsımlı düğümleri, kapalı yolları hayırla açan Fettâh olan Allah
Avuçlar yukarı gelecek şekilde eller açılır:
يَا رَبَّ السَّمٰوَاتِ وَ اْلاَرْضِ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ
Ey göklerin ve yerin Rabbi, ey Celâl ve İkram Sahibi! Bütün bu isimlerin hakkı için Senden İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât, selâm, bereket, rahmet ve çok şefkat ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.) ve Muhammed’in âline cümle Ålemlerde salât etmeni diliyorum. Rabbimiz, Sen her senaya lâyık Hamid; şânı yüce, kadri büyük olan Mecid’sin! Rahmetinin hürmetine, ey merhametlilerin merhametlisi Erhamerrahimin, duamızı kabul buyur! Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.
اَسْئَلُكَ بِحَقِّ هٰذِهِ اْلاَسْمَٓاءِ كُلِّهَٓا اَنْ تُصَلِّىَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ مُحَمَّدٍ وَ ارْحَمْ مُحَمَّدًا كَمَا صَلَّيْتَ وَ سَلَّمْتَ وَ بَارَكْتَ وَ رَحِمْتَ وَ تَرَحَّمْتَ عَلٰٓى اِبرَاه۪يمَ وَ عَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ فِى الْعَالَم۪ينَ رَبَّنَٓا اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Haşr Sûresi’nin 20-24.Âyetleri okunur:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
لاَ يَسْتَو۪ٓى اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ
Haşr Sûresi’nin 20-24.Âyetleri:
Cehennemliklerle cennetlikler bir değildir. Muratlarına erecek olanlar ancak cennetliklerdir.
لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ اْلاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
Şayet biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, onu Allah korkusundan titremiş ve paramparça olmuş görürdün. İşte bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.
هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ى لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır; duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilir. O rahmândır, rahîmdir.
هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ى لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلاَمُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır; egemenliğin mutlak sahibidir, her türlü eksiklikten uzaktır, esenlik verendir, güven sağlayan ve kendisine güvenilendir, görüp gözeten ve yönetendir, üstündür, iradesine sınır yoktur, büyüklükte eşi olmayandır. Allah onların yakıştırdıkları ortaklardan tamamıyla münezzehtir.
هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِىُٔ الْمُصَوِّرُ لَهُ اْلاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
O, takdir ettiği gibi yaratan, canlıları örneği olmadan var eden, biçim ve özellik veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerdekiler ve yerdekiler hep O’nu tesbih ederler. O üstündür, hikmet sahibidir.
Fatiha-i Şerife ile tesbihat tamamlanır:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ
Fâtiha Sûresi:
Hamd; Âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.
اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ
(O Allah) Rahmân ve Rahîm’dir.
مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ
Din (ödül ve ceza) gününün sahibidir.
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ
(Ey Allah’ım) Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz.
اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ
Bizi dosdoğru yola ilet.
صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ
Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.
Akşam Namazı Tesbihatı 15 bölümden oluşur ve yaklaşık 14 dk sürer. Üstteki çubuktan Arapça, okunuş ve meal katmanlarını açıp kapatın, yazıyı büyütün, sesli okunuşu (tamamı ya da bölümler) dinleyin ve "Bugün okudum" ile günlük takibinizi tutun. Diğer vakitler: Sabah · Öğle · İkindi · Yatsı.
Tesbihatı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir