Tevbe Suresi 82. Ayet

Tevbe Suresi 82. ayetin Arapça metni, okunuşu, üç meali ve Kur'an Yolu tefsiri; okuyun ve dinleyin.

فَلْیَضْحَكُوا قَلٖیلًا وَلْیَبْكُوا كَثٖیرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا یَكْسِبُونَ ۝٨٢

Felyedhakû kalîlen velyebkû keśîran cezâen bimâ kânû yeksibûn(e)

Diyanet İşleri Meâli
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Diyanet Vakfı Meâli
Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!  
Elmalılı Hamdi Yazır Meâli
Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.
Sure9. Tevbe
Ayet82 / 129
Cüz · Sayfa10 · 200

Tevbe Suresi 81-89. ayetler Tefsiri (Kur'an Yolu)

Tebük Seferi’ne katılmamak için bahaneler uyduran, özellikle havaların aşırı sıcak olduğu gerekçesine sığınan, fakat aynı zamanda müminleri de sefere çıkmaktan caydırmaya çalışan münafıkların âkıbetinin çok acı olacağı belirtilmekte; Hz. Peygamber’in bu kişilerden sağ kalanlarla karşılaşması halinde onların kendi maiyetinde bir sefere çıkmalarına müsaade etmemesi istenmekte, ölenlerinin ise imansız olarak can verdikleri bildirilip onlar için bir dinî vecîbe ifa etme cihetine gitmemesi emrolunmaktadır. Müslümanların ölen din kardeşlerine karşı ifa etmeleri gereken dinî vecîbelerin başında cenaze namazı kılınması ve bunun için gerekli hazırlıkların yapılması gelmektedir. Âyette bu hususa işaret edildikten sonra yer alan, “mezarı başında da durma” ifadesini Hz. Peygamber’in cenazenin defninden sonraki tatbikatına göre açıklamak uygun olur. Resûl-i Ekrem bir müslümanın cenazesi defnedildikten sonra kabri başında bir süre durur ve etrafındakilere şöyle derdi:“Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret dileyiniz ve sorulanlara şaşırmadan cevap verebilmesi için dua ediniz; zira şu anda o sorguya çekilmektedir” (Ebû Dâvûd, “Cenâiz”, 69; krş. Tirmizî, “Cenâiz”, 70). (Münafıkların malları ve evlâtlarının dünyada eziyet vesilesi kılındığını ve Allah’ın onların canlarının da kâfir olarak çıkmasını murat ettiğini belirten 85. âyetin açıklaması için 55. âyetin tefsirine bk.). 87. “Geride kalanlar” diye tercüme edilen havâlif kelimesi, Arap dilinde daha çok kadınları ifade etmek üzere kullanılır; fakat belirli bir işte kendisinden verim alınamayacak olanlar anlamına da gelir. Kelimenin yer aldığı bağlamda sadece kadınların değil, kadınlarla birlikte yaşlı erkekler, çocuklar, engelliler gibi savaşa katılamayacak kimselerin kastedildiği anlaşıldığından, meâlinde bu geniş anlam tercih edilmiştir. Bazı müfessirlere göre kadınlara benzetmek onların ağırına giden bir ifade olduğu için kelime bu anlamıyla kullanılmıştır. Öte yandan bu kelimenin, “karşı çıkanlar” şeklinde tercüme edilmesi de mümkündür (İbn Atıyye, III, 68; Râzî, XVI, 151, 156-157). Yine bu âyette geçen “kalpleri mühürlendi” ifadesinde edebî sanatlardan istiare türü kullanılmış olup, onların kalplerinin inkârcılık ve sapkınlıkla kaplanmış olduğunu, bu durumun da imanın ve hidayet ışığının girmesini engellediğini belirtmektedir (İbn Atıyye, III, 68; bu sonucun insanın irade hürriyeti açısından değerlendirilmesi için bk. Bakara 2/7).

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir.

Tevbe Suresi'nin 82. ayeti mushafın 200. sayfasında, 10. cüzde yer alır. Yukarıdaki okuyucu bu ayetten açılır; ayete dokunarak yer imi ekleyebilir, not alabilir, tefsirini ve okunuşunu görebilir, kulaklık düğmesiyle seçtiğiniz hafızdan dinleyebilirsiniz. Sûrenin tamamı için Tevbe Suresi Oku, sayfa için Sayfa 200.

Tevbe Suresi'nin Ayetleri

Tevbe Suresi'ni uygulamada okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir