12-13.Mertebe@Sonra, pür
Âyet-ül Kübra · Sayfa 48
Âyet-ül Kübra kitabının "12-13.Mertebe@Sonra, pür" bölümü 48. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.
لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ الْوَاجِبُ الْوُجُودِ الَّذ۪ى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِهِ ف۪ى وَحْدَتِهِ اِتِّفَاقُ الْمَلٰٓئِكَةِ الْمُتَمَثِّل۪ينَ ِلاَنْظَارِ النَّاسِ وَ الْمُتَكَلِّم۪ينَ مَعَ خَوَاصِّ الْبَشَرِ بِاِخْبَارَاتِهِمُ الْمُتَطَابِقَةِ الْمُتَوَافِقَةِ
denilmiştir.
Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir, âlem-i şehâdet ve cismanî ve maddî cihetinde ve mahsus tâifelerin dillerinden ve lisân-ı hâllerinden ders aldığından, âlem-i gayb ve âlem-i berzahta dahi mütalâa ile bir seyahat ve bir taharri-i hakikat arzu ederken, her tâife-i insaniyede bulunan ve kâinatın meyvesi olan insanın çekirdeği hükmünde bulunan ve küçüklüğü ile beraber, mânen kâinat kadar inbisât edebilen müstakîm ve münevver akılların, selim ve nurani kalblerin kapısı açıldı. Baktı ki onlar, âlem-i gayb ve âlem-i şehâdet ortasında insanî berzahlardır ve iki âlemin birbiriyle temasları ve muameleleri, insana nisbeten o noktalarda oluyor gördüğünden, kendi akıl ve kalbine dedi ki:
Gelin, bu emsâlinizin kapısından hakikate giden yol daha kısadır. Biz öteki yollardaki dillerden ders aldığımız gibi değil, belki îman noktasındaki ittisaflarından ve keyfiyet ve
renklerinden mütalâamız ile istifade etmeliyiz, dedi, mütalâaya başladı. Gördü ki:
İstidadları gayet muhtelif ve mezhebleri birbirinden uzak ve muhalif olan umum istikametli ve nurlu akılların îman ve tevhiddeki ittisafkârâne ve râsihâne itikadları, tevafuk ve sebatkârâne ve mutmainâne kanaat ve yakînleri tetabuk ediyor. Demek tebeddül etmeyen bir hakikata dayanıp bağlanmışlar ve kökleri metin bir hakikata girmiş, kopmuyor. Öyle ise bunların nokta-i îmâniyede ve vücûb ve tevhidde icmâları, hiç kopmaz bir zincir-i nuranidir ve hakikata açılan ışıklı bir penceredir.
Hem gördü ki: Meslekleri birbirinden uzak ve meşrebleri birbirine mübayin olan o umum selim ve nurani kalblerin erkân-ı îmâniyedeki müttefikâne ve itmi'nankârâne ve müncezibane keşfiyat ve müşâhedatları birbirine tevafuk ve tevhidde birbirine mutabık çıkıyor. Demek hakikata mukabil ve vâsıl ve mütemessil bu küçücük birer arş-ı mârifet-i Rabbâniye ve bu câmî birer âyine-i Samedaniye olan nurani kalbler, şems-i hakikata karşı açılan pencerelerdir ve umumu birden güneşe âyinedarlık eden bir deniz gibi, bir âyine-i âzamdır. Bunların vücûb-u vücûdda ve vahdette ittifakları ve icmâları, hiç şaşırmaz ve şaşırtmaz bir
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir