11.Mertebe@Sonra, kema
Âyet-ül Kübra · Sayfa 46
Âyet-ül Kübra kitabının "11.Mertebe@Sonra, kema" bölümü 46. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.
İşte, bu misafirin tekyeden aldığı feyze kısa bir işaret olarak,Birinci Makam'ın Onuncu Mertebesinde:
لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ الَّذ۪ى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِهِ ف۪ى وَحْدَتِهِ اِجْمَاعُ اْلاَوْلِيَٓاءِ بِكَشْفِيَّاتِهِمْ وَ كَرَامَاتِهِمُ الظَّاهِرَةِ الْمُحَقَّقَةِ الْمُصَدَّقَةِ
denilmiş.
Sonra, kemâlât-ı insaniyenin en mühimmi ve en büyüğü, belki, bilcümle kemâlât-ı insaniyenin menbaı ve esası, îmân-ı billâhtan ve mârifetullahtan neş'et eden muhabbetullah olduğunu bilen o dünya seyyahı, bütün kuvvetiyle ve letâifiyle, îmanın kuvvetinde ve mârifetin inkişafında daha ziyade terakkî etmesini istemek fikriyle başını kaldırdı ve semâvâta baktı. Kendi aklına dedi ki: "Madem kâinatta en kıymettar şey hayattır ve kâinatın mevcudatı hayata musahhardır ve madem zîhayatın en kıymettarı zîruhtur ve zîruhun en kıymet tarı zîşuurdur ve madem bu kıymettarlık için Küre-i Zemin, zîhayatı mütemâdiyen çoğaltmak için her asır, her sene dolar boşalır. Elbette ve her halde, bu muhteşem ve müzeyyen olan semâvâtın dahi kendisine münasip ahâlisi ve sekenesi, zîhayat ve zîruh ve zîşuurlardan vardır
ki, huzur-u Muhammedî'de (A.S.M.) sahabelere görünen Hazret-i Cebrail'in (A.S.) temessülü gibi melâikeleri görmek ve onlarla konuşmak hâdiseleri, tevatür suretinde eskiden beri nakl ve rivayet ediliyor. Öyle ise keşki ben semâvât ehli ile dahi görüşseydim, onlar ne fikirde olduklarını bilseydim. Çünkü: "Hâlık-ı Kâinat hakkında en mühim söz onlarındır" diye düşünürken, birden semâvî şöyle bir sesi işitti:
Madem bizim ile görüşmek ve dersimizi dinlemek istersin.. Bil ki: Başta Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ve Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan olarak bütün peygamberlere vasıtamızla gelen mesâil-i îmâniyeye en evvel biz îman etmişiz.
Hem insanlara temessül edip görünen ve bizlerden olan bütün ervâh-ı tayyibe, bilâ-istisna ve bil'ittifak, bu kâinat Hâlık'ının vücûb-u vücûduna ve vahdetine ve sıfât-ı kudsiyesine şehadet edip birbirine muvafık ve mutabık olarak ihbar etmişler, "Bu hadsiz ihbaratın tevafuku ve tetabuku, güneş gibi sana bir rehberdir" dediklerini bildi ve onun nur-u îmânı parladı.. zeminden göklere çıktı.
İşte bu yolcunun melâikeden aldığı derse kısa bir işaret olarak,Birinci Makam'ın Onbirinci Mertebesinde:
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir