16.Mertebe@Sonra o dünya
Âyet-ül Kübra · Sayfa 58
Âyet-ül Kübra kitabının "16.Mertebe@Sonra o dünya" bölümü 58. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.
Sonra o dünya seyyahı, kendi aklına dedi ki: Madem bu kâinatın mevcudatıyla Mâlikimi ve Hâlıkımı arıyorum. Elbette her şeyden evvel bu mevcudatın en meşhuru ve a'dâsının tasdikiyle dahi en mükemmeli ve en büyük kumandanı ve en namdar hâkimi ve sözce en yükseği ve akılca en parlağı ve ondört asrı fazileti ile ve Kur'ânı ile ışıklandıran Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ı ziyaret etmek ve aradığımı ondan sormak için Asr-ı Saâdet'e beraber gitmeliyiz diyerek, aklıyla beraber o asra girdi, gördü ki: O asır, hakikaten o Zât (A.S.M.) ile bir saâdet-i beşeriye asrı olmuş. Çünkü en bedevi ve en ümmî bir kavmi, getirdiği nur vasıtasıyla, kısa bir zamanda dünyaya üstad ve hâkim eylemiş.
Hem kendi aklına dedi: Biz, en evvel bu fevkalâde Zâtın (A.S.M.) bir derece kıymetini ve sözlerinin hakkaniyetini ve ihbaratının doğruluğunu bilmeliyiz, sonra Hâlıkımızı ondan sormalıyız diyerek taharriye başladı. Bulduğu hadsiz kat'î delillerden, burada, yalnız "dokuz külliyetine" birer kısa işaret edilecek.
Birincisi:Bu Zât'ta (A.S.M.) –hatta düşmanlarının tasdikiyle dahi- bütün güzel huyların ve hasletlerin bulunması ve
وَ انْشَقَّ الْقَمَرُ ٭ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰى
âyetlerinin sarahatıyla, bir parmağının işaretiyle kamer iki parça olması; ve bir avucu ile a'dâsının ordusuna attığı az bir toprak, umum o ordunun gözlerine girmesiyle kaçmaları ve susuz kalmış kendi ordusuna, beş parmağından kevser gibi akan suyu kifayet derecesinde içirmesi gibi; nakl-i kat'î ile ve bir kısmı tevatür ile, yüzer mu'cizatın onun elinde zâhir olmasıdır. Bu mu'cizattan üçyüzden ziyade bir kısmı, Ondokuzuncu Mektup olan Mu'cizât-ı Ahmediye (A.S.M.) namındaki hârika ve kerâmetli bir risalede kat'î delilleriyle beraber beyan edildiğinden onları ona havale ederek dedi ki: "Bu kadar ahlâk-ı hasene ve kemâlâtla beraber, bu kadar mu'cizât-ı bâhiresi bulunan bir Zât (A.S.M.) elbette en doğru sözlüdür. Ahlâksızların işi olan hileye, yalana, yanlışa tenezzül etmesi kabil değil".
İkincisi:Elinde bu kâinat sahibinin bir fermânı bulunduğu ve o fermânı her asırda üçyüz milyondan ziyade insanların kabul ve tasdik ettikleri ve o fermân olan Kur'ân-ı Azîmüşşan'ın yedi vecihle hârika olmasıdır. Ve bu Kur'ân'ın kırk vecihle mu'cize olduğu ve kâinat Hâlıkı'nın sözü bulunduğu kuvvetli delilleriyle beraber "Yirmibeşinci Söz ve Mu'cizât-ı
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir