17.Mertebe@Sonra, bu

Âyet-ül Kübra · Sayfa 69

KitapÂyet-ül Kübra
Sayfa69–80
SeviyeAlt başlık

Âyet-ül Kübra kitabının "17.Mertebe@Sonra, bu" bölümü 69. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.

toplansa, karşısına hiçbir cihetle çıkamaz bir şehadettir diye hükmetti.

İşte, Asr-ı saâdette aklıyla beraber seyahat eden dünya misafiri ve hayat yolcusunun, o medrese-i nuraniyeden aldığı derse kısa bir işaret olarak,Birinci Makam'ın Onaltıncı Mertebesinde böyle:

لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ الْوَاجِبُ الْوُجُودِ اَلْوَاحِدُ اْلاَحَدُ الَّذ۪ى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِهِ ف۪ى وَحْدَتِهِ فَخْرُ الْعَالَمِ وَ شَرَفُ نَوْعِ بَن۪ى اٰدَمَ بِعَظَمَةِ سَلْطَنَةِ قُرْاٰنِهِ وَ حَشْمَةِ وُسْعَةِ دِينِهِ وَ كَثْرَةِ كَمَالاَتِهِ وَ عُلْوِيَّةِ اَخْلاَقِهِ حَتّٰى بِتَصْد۪يقِ اَعْدَٓائِهِ وَ كَذَا شَهِدَ وَ بَرْهَنَ بِقُوَّةِ مِاٰتِ مُعْجِزَاتِهِ الظَّاهِرَةِ الْبَاهِرَةِ الْمُصَدِّقَةِ الْمُصَدَّقَةِ وَ بِقُوَّةِ اٰلاَفِ حَقَٓائِقِ د۪ينِهِ السَّاطِعَةِ الْقَاطِعَةِ بِاِجْمَاعِ اٰلِهِ ذَوِى اْلاَنْوَارِ وَ بِاِتِّفَاقِ اَصْحَابِهِ ذَوِى اْلاَبْصَارِ وَ بِتَوَافُقِ مُحَقِّق۪ى اُمَّتِهِ ذَوِى الْبَرَاه۪ينِ وَ الْبَصَائِرِ النَّوَّارَةِ

denilmiştir.

Sonra, bu dünyada hayatın gayesi ve hayatın hayatı îman olduğunu bilen bu yorulmaz ve tok olmaz yolcu, kendi kalbine dedi ki: "Aradığımız Zât'ın sözü ve kelâmı denilen bu dünyada en meşhur ve en parlak ve en

Sayfa 70

hâkim ve O'na teslim olmayan herkese, her asırda meydan okuyan Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan namındaki kitaba müracaat edip, O ne diyor, bilelim. Fakat en evvel, bu kitap bizim Hâlık'ımızın kitabı olduğunu isbat etmek lâzımdır" diye taharriye başladı.

Bu seyyah bu zamanda bulunduğu münasebetiyle, en evvel mânevî i'caz-ı Kur'âniyenin lem'aları olan Risale-i Nur'a baktı ve onun yüzotuz risaleleri, âyât-ı Furkaniye'nin nükteleri ve ışıkları ve esaslı tefsirleri olduğunu gördü. Ve Risale-i Nur, bu kadar muannid ve mülhid bir asırda, her tarafa hakâik-i Kur'âniye'yi mücahidane neşrettiği halde, karşısına kimse çıkamadığından isbat eder ki, onun üstadı ve menbaı ve mercii ve güneşi olan Kur'ân, semâvîdir, beşer kelâmı değildir. Hatta Resail-in Nur'un yüzer hüccetlerinden birtek hüccet-i Kur'âniye'si olan "Yirmibeşinci Söz" ile "Ondokuzuncu Mektub"un âhiri, Kur'ân'ın kırk vecihle mu'cize olduğunu öyle isbat etmiş ki, kim görmüş ise değil tenkid ve itiraz etmek, belki isbatlarına hayran olmuş.. takdir ederek çok sena etmiş. Kur'ân'ın vech-i i'cazını ve hak Kelâmullah olduğunu isbat etmek cihetini Risaletü'n-Nur'a havale ederek; yalnız bir kısa işaretle, büyüklüğünü gösteren bir-kaç noktaya dikkat etti.

Sayfa 69   Okuyucuda devam et

Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir