Birincisi

Âyet-ül Kübra · Sayfa 106

KitapÂyet-ül Kübra
Sayfa106–107
SeviyeAlt başlık

Âyet-ül Kübra kitabının "Birincisi" bölümü 106. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.

bürhanın neticesi olan ve ilim denilen tasdiktir.

Ve tevhid-i hakikî öyle bir hüküm ve tasdik ve iz'an ve kabuldür ki: Her bir şeyle Rabbini bulabilir ve her şeyde Hâlıkına giden bir yolu görür ve hiç bir şey huzuruna mâni olmaz. Yoksa, Rabbini bulmak için her vakit kâinat perdesini yırtmak, açmak lâzımgelir. "Öyle ise, haydi ileri!" diyerek, kibriya ve azamet kapısını çaldı. Ef'âl ve âsâr menziline ve îcad ve ibda' âlemine girdi, gördü ki: Kâinatı istilâ etmiş beş hakîkat-ı muhîta hükmediyorlar; bedahetle tevhidi isbat ederler.

Birincisi:Kibriya ve azamet hakikatıdır. Bu hakikat, İkinci Şuâ'ın İkinci Makam'ında ve Risale-i Nur'un müteaddit yerlerinde bürhanlarla izah edildiğinden burada bu kadar deriz ki: Binlerle sene birbirlerinden uzak bir mesafede bulunan yıldızları, aynı anda aynı tarzda îcad edip tasarruf eden ve zeminin şark ve garb ve cenub ve şimalinde bulunan aynı çiçeğin hadsiz efradını, bir zamanda ve bir surette halkedip tasvir eden.. hem:

هُوَ الَّذ۪ى خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضَ ف۪ى سِتَّةِ اَيَّامٍ

yani gökleri ve zemini altı günde yaratmak, gibi geçmiş ve gaybî ve çok acib bir hâdiseyi,

Sayfa 107

hazır ve göz önünde bir hâdise ile isbat etmek ve onun gibi acib bir tanzir olarak zeminin yüzünde bahar mevsiminde, haşr-i âzamın yüzbinden ziyade misallerini gösterir gibi, ikiyüz binden ziyade nebâtât tâifelerini ve hayvânât kabilelerini beş altı haftada inşa edip kemâl-i intizam ve mîzan ile iltibassız, noksansız, yanlışsız, beraber, birbiri içinde idare, terbiye, iâşe, temyiz ve tezyin eden.. hem

يُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَ يُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ

âyetinin sarahatıyla zemini döndürüp, gece gündüz sahifelerini yapan ve çeviren ve yevmiye hâdisâtıyla yazan değiştiren aynı Zât, aynı anda, en gizli, en cüz'î olan kalblerin hâtıratlarını dahi bilir ve iradesiyle idare eder. Ve mezkûr fiillerin herbiri birtek fiil olduğundan, zarurî olarak, onların fâili dahi birtek Vâhid ve Kadîr olan fâil-i Zülcelâl'lerinin, bedâhetle öyle bir kibriya ve azameti var ki: Hiçbir yerde, hiçbir şeyde, hiçbir cihetle, hiçbir şirkin hiçbir imkânını, hiçbir ihtimalini bırakmıyor.. köküyle kesiyor. Madem böyle bir kibriya ve azamet-i kudret var ve madem o kibriya nihayet kemâldedir ve ihâta ediyor. Elbette o kudrete acz veya ihtiyaç ve o kibriyaya kusur ve o kemâle noksaniyet ve o ihâtaya kayd ve

Sayfa 106   Okuyucuda devam et

Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir