Âyet-ül Kübra — Sayfa 102
Dördüncü Hakikat
Âyet-ül Kübra kitabının 102. sayfası — Dördüncü Hakikat bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Madem kemâlât hakikatı vardır. Ve madem kâinatı kemâlât içinde îcad eden Hâlıkın kemâlâtı muhakkaktır. Ve madem kâinatın en mühim meyvesi ve Arz'ın halifesi ve Hâlıkın en ehemmiyetli masnuu ve sevgilisi olan insanın kemâlâtı haktır ve hakikatlıdır... Elbette bu gözümüz ile gördüğümüz kemâlli ve hikmetli kâinatı, fena ve zevalde yuvarlanan ve neticesiz olarak tesadüfün oyuncağı, tabiatın mel'abegâhı, zîhayatın zâlîmâne mezbahası, zîşuurun dehşetli hüzüngâhı suretine çeviren ve âsârı ile kemâlâtı görünen insanı, en bîçare ve en perişan ve en aşağı bir hayvan derekesine indiren ve Hâlıkın âyine-i kemâlâtı olan bütün mevcudatın şehadetiyle nihayetsiz kemâlât-ı kudsiyesi bulunan o Hâlıkın kemâlâtını setredip perde çekerek netice-i faaliyetini ve hallâkıyetini iptal eden şirk, elbette olamaz ve hakikatsızdır.
Şirkin bu kemâlât-ı İlâhiye'ye ve insaniye ve kevniyeye karşı zıddiyeti ve o kemâlâtları bozduğu, "İkinci Şua" risalesinin üç meyve-i tevhide dair "Birinci Makam"ında kuvvetli ve kat'î deliller ile isbat ve izah edildiğinden, ona havale edip burada kısa kesiyoruz.
Dördüncü Hakikat:"Hâkimiyet"tir.
Evet, bu kâinata geniş bir dikkat ile bakan,
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir