Âyet-ül Kübra — Sayfa 103
Dördüncü Hakikat
Âyet-ül Kübra kitabının 103. sayfası — Dördüncü Hakikat bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
kâinatı gayet haşmetli ve gayet faaliyetli bir memleket, belki idaresi gayet hikmetli ve hâkimiyeti gayet kuvvetli bir şehir hükmünde görür, herşeyi ve her nev'i birer vazife ile musahharâne meşgul bulur.
وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ
Âyetinin askerlik manasını ihsas eden temsiline göre: Zerrât ordusundan ve nebâtât fırkalarından ve hayvânât taburlarından, tâ yıldızlar ordusuna kadar olan cünud-u Rabbâniye'den, o küçücük memurlarda ve bu pek büyük askerlerde, hâkimâne tekvînî emirlerin, âmirâne hükümlerin, şahane kanunların cereyanları, bedâhetle bir hâkimiyet-i mutlakanın ve bir âmiriyet-i külliyenin vücûduna delâlet ederler.
Madem bir hâkimiyet-i mutlaka hakikatı vardır.. elbette şirkin hakikatı olamaz. Çünkü,
لَوْ كَانَ ف۪يهِمَا اٰلِهَةٌ اِلاَّ اللّٰهُ لَفَسَدَتَا
âyetinin hakikât-ı katıasıyla, müteaddit eller müstebidane bir işe karışsalar, karıştırırlar. Bir memlekette iki padişah, hatta, bir nahiyede iki müdür bulunsa; intizam bozulur ve idare herc ü merc olur. Halbuki sinek kanadından tâ semâvât kandillerine kadar ve hüceyrât-ı bedeniyeden
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir