Âyet-ül Kübra — Sayfa 183
32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci
Âyet-ül Kübra kitabının 183. sayfası — 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Hem Cenâb-ı Hakk'ın esmâ ve sıfatına ait muhabbeti, dünyaya verdiniz ve âsâr-ı sanatını, âlemin esbabına taksim ettiniz, belâsını çekiyorsunuz. Çünkü o hadsiz mahbublarınızın bir kısmı size "Allah'a ısmarladık" demeyip, size arkasını çevirip, bırakıp gidiyor. Bir kısmı sizi hiç tanımıyor, tanısa da sizi sevmiyor. Sevse de size bir fayda vermiyor. Daima hadsiz firaklardan ve ümitsiz dönmemek üzere zevâllerden azap çekiyorsunuz.
İşte ehl-i dalâletin "saâdet-i hayatiye" ve "tekemmülât-ı insaniye" ve "mehasin-i medeniyet" ve "lezzet-i hürriyet" dedikleri şeylerin iç yüzleri ve mahiyetleri budur. Sefâhet ve sarhoşluk bir perdedir, muvakkaten hissettirmez. "Tûh onların aklına!" de...
Amma, Kur'ân'ın cadde-i nuraniyesi ise: Bütün ehl-i dalâletin çektiği yaraları, hakâik-i îmâniye ile tedavi eder. Bütün evvelki yoldaki zulümatı dağıtır. Bütün dalâlet ve helâket kapılarını kapatır. Şöyle ki:
İnsanın zaaf ve aczini ve fakr ve ihtiyacını, bir Kadîr-i Rahîm'e tevekkül ile tedâvi eder. Hayat ve vücûdun yükünü, O'nun kudretine, rahmetine teslim edip; kendine yüklemeyip, belki kendisi o hayatına ve nefsine biner hükmünde bir rahat makam bulur. Kendisinin
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir