Âyet-ül Kübra — Sayfa 83
18.Mertebe@Sonra, bir
Âyet-ül Kübra kitabının 83. sayfası — 18.Mertebe@Sonra, bir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
münasebetini bilen, riayet eden bir Nakkaş-ı Zülcelâl'in ve bir Kâtib-i Zülkemâl'in vücûdunu ve mevcudiyetini bilbedâhe ifade ettikleri gibi, bütün erkân ve envâıyla ve ecza ve cüz'iyatıyla ve sekeneleri ve müştemilâtıyla ve varidat ve masarifatiyla ve onlarda maslahatkârâne tebdilleriyle ve hikmetperverâne tecdidleriyle, bil'ittifak, hadsiz bir kudret ve nihayetsiz bir hikmetle iş gören âlî bir ustanın ve misilsiz bir Sâni'in mevcudiyetini ve vahdetini bildiriyorlar. Ve kâinatın azametine münasip iki büyük ve geniş hakikatın şehadetleri, kâinatın bu büyük şehadetini isbat ediyorlar."
Birinci Hakikat:Usûlü'd-din ve ilm-i Kelâm'ın dâhî ulemâsının ve hükema-i İslâmiyenin gördükleri ve hadsiz bürhanlarla isbat ettikleri "hudûs" ve "imkân" hakikatlarıdır. Onlar demişler ki: "Madem âlemde ve herşeyde tegayyür ve tebeddül var; elbette fânidir, hâdistir, kadîm olamaz. Madem hâdistir, elbette onu ihdas eden bir Sâni' var. Ve madem herşeyin zâtında vücûdu ve ademi, bir sebep bulunmazsa müsâvidir; elbette vâcib ve ezelî olamaz... Ve madem muhal ve bâtıl olan devir ve teselsül ile birbirini îcad etmek mümkün olmadığı kat'î bürhanlarla isbat edilmiş; elbette öyle bir Vâcibü'l-Vücûd'un mevcudiyeti lâzımdır ki; nazîri mümtenî, misli
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir