Derslerdeki Hareketlerimiz

Bir Dava Adamının Notları 2 · Sayfa 31

KitapBir Dava Adamının Notları 2
Sayfa31–32
SeviyeAna bölüm

Bir Dava Adamının Notları 2 kitabının "Derslerdeki Hareketlerimiz" bölümü 31. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Bir Dava Adamının Notları 2.

Derslerdeki Hareketlerimiz

Derste, dessas şahıslar bulunduğu zaman, yanlarında ciddi bir şekilde oturmalıyız. Eğer dersi onlar yapıyorsa, dersi bizim yapmamız (zoraki bir şekilde değilde) münasip bir tarzda olmalı..

(Dessas şahıslar: Üstadın mesleğine uygun hareket etmeyip, tenkidlerde bulunarak, kardeşlere ye’s veren kimseler gibi...)

Derste büyük (ağabey) olursa, dersi bağlayıcı şekilde yapmamak. Yani, biz bu derste bunları okuyacağız dememeliyiz.

Derslerde 40-60 dakika imani bahis okumak, fasılalardan sonra müdafaa ve mektuplardan okumak. Ders arasında, hafızamızda Üstaddan bir hatıra ve bilgi varsa, münasip ise aynen söylemek.

Derslerde, Risale okuyacak gençler önceden tespit edilmeli. Bu metod ile diğer gençleride okumaya teşvik etmeliyiz.

Derslere 2-3 kişi birlikte giderek Ağabeylerin yanına oturup, kitap verirlerse okumalıyız. Ders harici mevzuları soranlarla, dersten sonra veya başka bir vakitte buluşup konuşmalıyız.

Sorulan suallere; “Risale-i Nur suale ihtiyaç bırakmamış ve biz bütün müşkillerimizi ondan hallediyoruz, bunun için cevabını Risale-i Nur’dan okuyalım” demek. Vakit müsait ise tamamlayıcı (bu bahisle alakalı) yerleri okuyarak, fazla izaha kaçmamalıyız.

Derste; fazla izah edenlere müsait bir vakitte, mevzu (fazla izahat verme hatası) ile ilgili ders yaparak, samimiyetle muamele etmek.

Münakaşa tarzıyla ikna edilirse de, kalpte menfi iz bırakır, adavete inkılab eder.

Derslerden en son çıkmak ve sohbetlerde Risale-i Nur’dan bahsetmek.

Ders okuyan büyük ise yanına oturmak ve teklif ederse okumak. Dersi bir kişi verir, ders okunurken 2-3 kişi karışmaz. Ders okunurken, “mesela” deyip başı kaldırmak, bazı vehhamlara, bizim nazarımızı celbetmek istiyor manasını verir, halbuki celbedilen Risale-i Nur’dur, memnun olmak gerekir.

Ders okurken, gelen cümle hafızamızda var ise, başımızı hafifçe kaldırıp o kalan cümleyi okumak. “Muazzam, gayet, pek çok” ve bu gibi kelimelerde manayı his ve idrak ederek, kelimelerin hakkını vererek okumak.

Kimseye hatasını cemaat içinde söylememeli, yalnız kalınca ve kavl-i leyyinle söylenmeli.

Derse gelenlerin yanında birbirimizi tenkid etmemeliyiz.

Çünkü; “Daha kendi aralarında anlaşamamışlar” diye düşünürler.

Genç yaşta, gençlikten gelen fıtri ahvalinden dolayı şahısta enaniyet bulunur, fakat okumakla geçer.

Risale-i Nur talebesi; imanî bahisleri okur, ehl-i salat ve takva olur, fakat başka cereyanlara aldanabilir. Eğer, meslek ve meşrebe dair mevzuları, lahikaları okursa, aldanmaz.

Ders okuma makamı, tevazu makamı değildir; cemaatı muhafaza makamıdır. Dersleri, külliyatı 3-4 defa tekrar edenlere okutmalıyız.

Yalnız lise ve üniversite talebeleriyle meşgul olmak değil, diğer bütün Nur talebeleriyle de meşgul olmak lazımdır.

Derslerde nazar-ı dikkati derse (Risale-i Nur’a) çekmek için, okunan mevzu’a muvafık

Sayfa 32

bir lahika veya dikkati nurlara çevirici müsbet bir hadiseyi nakletmek münasiptir. Tamamlayıcı mevzular, bu şekilde olabilir.

Yeni gelenlerin fikirlerini öğrenerek veya hususi sohbet ile anlayarak, ihtiyacına göre bir ders yapmalıyız.

Hizmet olabilecek yerlere ancak 2-3 kişilik ekip olarak gidilmelidir. Birimiz konuşunca diğerleri dinlemeli ve birbirimizi teyid etmeliyiz. Maksadımızın, iman ve Kur’an olduğunu izhar edip, onların imana, Kur’ana olan teveccühlerini ziyadeleştirmeliyiz.

Ziyaretlere -ders makamında değil de- sanki oradan geçerken uğramış havasını vermek. Bunda tasannu yoktur, niyetimiz hizmet ve nza-yı İlahidir.

Herhangi bir yerde talebelerle olan konuşmalarda, onlar siyasi mevzulara girerse, onları red etmeden 1-2 kelimeyle izah edip geçiştirmeliyiz.

Talebe yurtlarına ve Dershanelere yapılan ziyaretlerin arasını açmayarak, sık sık yapmalıyız.

Üstadımız; Memurluğa izin vermiyor, ancak Risale-i Nur okumak, tebliğ ve temsil etmek şartıyla izin veriyor.

Okuduğumuz dersler bir saman çöpü gibi, Risale-i Nur bunları alevlendirip nura inkılab ettirir. Onun için, mektep derslerini mana-yı harfiyle mütalaa etmeliyiz.

Sık, sık yeni kişilerle tanışmalıyız, kaç kişiyle olursa olsun. Esas ve temel mes’eleleri, yani tahkik-i imanı ve Kur’anı zikretmeliyiz.

Ruhumuzun ve kalbimizin, cismimize hakim olması, his ve hevesimizi, Risale-i Nurlarla tatmin etmemizle mümkündür.

Birisi söze başlayınca ona söz hakkı vererek susmalıyız. Emir verir tarzda konuşup, amirane davranmamalıyız. Akla kapı açmak, “yap” dememek lazımdır.

Sayfa 31   Okuyucuda devam et

Bir Dava Adamının Notları 2 uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir