Muhtelif Tarifler
Bir Dava Adamının Notları 2 · Sayfa 17
Bir Dava Adamının Notları 2 kitabının "Muhtelif Tarifler" bölümü 17. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Bir Dava Adamının Notları 2.
Muhtelif Tarifler
Tenkid: Bir camianın fertleri, bir davanın hadimleri ve uzuvları birbirlerini tenkid illetine tutulupta tedavi edilmezse, o camiadan bir hayır beklenmemeli.
Çok Söyleyen: Çok söyleyen, az işleyen adamla işe girişme. Sözü iş, işi sözden ibaret olarak yaşayan kimseden birşey bekleme.
Çalışmak: Senenin yarısı soğuk, yarısı sıcaktır. Soğuğu, sıcağı bahane edip çalışmayan adam ahmaktır.
Çok Konuşmak: İnsan küpe benzer. Ne kadar boş ise, sesi o kadar çok çıkar.
Fena Huy: Fena huylar, ağız kokusuna benzer. Sahibi duymaz, yanındakiler duyar, nefret eder.
Sabah Uyanış:
1. Uyanma saatinde; uyanır uyanmaz yorganı ayaklarla itip, sür’atle yataktan Euzubesmele ile fırlayacağım. “Lâilaheillallahu vahdehu” ve “ve lâhavle” okuyacağım.
2. Hemen abdest alacağım.
3. Derin nefes alacağım.
4. Ben hasta değilim.
Ben müferrahım.
Ben münbasitim.
Ben meserretliyim.
Ben neş’eli ve neşveliyim.
Ben sıhhat ve afiyete mazharım.
Ben bedenen, ruhen, kalben, aklen ve zihnen kuvvetliyim.
Bende tehavün ve tenbellik yoktur.
(Bu cümleleri 19 defa yüksek sesle tekrarlayacağım.)
5. Derin nefes alma idmanı yapacağım. (Açık pencere önünde veya açık havada 19 defa.)
Açık havada, (sabah namazının akabindeki dersten sonra) yarım saat yürüyüş yapacağım.
6. O sabahki işleyeceğim ameli, program halinde yazacağım. Sonra o gün yapacağım işleri programa yazacağım.
7. Kahvaltı yapacağım.
8. Kahvaltıdan sonra 15 dakika sırtüstü yatacağım.
İktisat-Kanaat: Nefsine, hevesine kul olma sakın. Ey insan! İsraf, hırs, tama, çok ziyan getirir. İnsanı her an zillete ve sefalete atar. Ehl-i İslama yaraşan, iktisat ve kanaattir.
Okumak: Müdafaa, takriz, mektup, şiir, fıkra ve makaleleri tekrar tekrar okurum ve okumalıyım. Çünkü okuduğumu, en güzel şekilde öğrenmeli ve hazmetmeliyim.
Hafıza: İş ve hizmet-i Kur’aniye insanının en çok muhtaç olduğu cihazattan biri de; her an hizmete müheyya ve hazır bir hafızadır...
Unutma: Hizmet-i Nuriye ve iş hayatında en sıkıcı ve zararlı şey; unutkanlıktır. Unutkanlığın en birinci sebebi de, âlâka ve himmet za’fiyetidir. İnsan, hayatın hangi meşru yolunda yürürse yürüsün, cehd sayesinde iyi inkişaf etmiş bir hafıza, ona sayısız istifadeler ve muvaffakiyetler te’min eder.
Bildiğini iyi bilen ve unutmayan adam; başkaları unutkanlık yüzünden, bildiklerini yeniden öğrenmek için uğraştıkları ve vakit kaybederek, oldukları yerde sayarken, daima
ilerleyen, yükselen, yeni işler ve hizmetler başaran bir kimsedir.
Unutkanlığın en birinci sebebi ve âmili de: İnsanın kendini dikkatsizliğe alıştırması ve mahfuzatını sık sık tekrar etmemesidir.
Müteferrik Izdırap: Izdırap çekmeyenler, başkalarının çekebileceğini akıllarına bile getirmezler. Şu halde, bir insan, bir Müslüman, hususan Kur’anî ve İslamî bir davanın hizmetkarı ve cihad-ı ekber-i diniyenin bir neferi olmak nimet-i azimine erişmiş mes’ud bir mü’min olarak, ızdıraplar çekmek bir nevi gıda-i manevidir.
Izdırap aynı zamanda, güç, kuvvet, faaliyet ve gayretin muharrik bir kuvvet kaynağıdır.
Deha: Deha yüzde bir nisbetinde ilahî bir ilhamsa ve dahiyane külli hizmet ve muvaffakiyetler, hususi bir inayet-i Rabbaniye sayesinde ise de, yüzde doksandokuzu alın teridir.
Bu gayret ve himmet de; yine bir Lütf-u Rabbani eseridir.
Öyle ise ey nefsim!
Sana beka yolunda ibadet, hizmet ve manevi cihad için verilmiş olan ömür sermayesinin dakika ve saatlerini öldürme. İbadet, taat ve hidemat-i Nuriyeye sarfet.
Bilmek: Bildiği şeyler için “Biliyorum.” bilmedikleri için “Bilmiyorum.” diyebilmek, fazilettir.
İdrak: İdraklerin en hakikisi; bildiklerini sağlıklı bildiği gibi bilmediğini de idrak edebilmektir.
“Bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor” cehl-i mürekkebine, felaket ve helaketine düşmemek hususu\nda, müteyakkız, dikkatli ve ferasetli olmalıyız.
Bilmemek: ‘Bilmediğinizi itiraf etmekten ve bilmediğinizi öğrenmekten çekinmeyiniz.’ (Hz. Ali)
Bilinmeyen: Bir alimin veya ilimle meşgul, malumatı zengin bir kimsenin, bildiği şeylerden, bilmediklerinin daha çok ve daha geniş olduğunu bilmesi ve lüzumunda mahviyetle izhar etmesi, ondaki bilginin gün geçtikçe ziyadeleşeceğine ve ondaki fazilet ve idrakin yüksekliğine delildir.
Medet: Ey Nefsim! Sen, kullardan bekleme medet.
Kimden medet umarsan, edilirsin red.
Ta ezelden böyledir adet.
Dost, dostu yanıbaşından atar belki bir gün.
Sen, mutlak Allah’tan iste mededi dahi her gün.
Sen ancak Allah’tan bekle mededi tüm gün.
Değilse nefret tokadı yersin halktan bir gün.
Sır: Sırrını saklayanın iradesi elindedir.
Müşavere: ‘Müşavere eden zarar görmemiştir.’ (H. Şerif)
İmtihan: Cenab-ı Hak, şiddetli şekilde imtihan eder ki; elmas ile kömür ruhlu olanlar birbirlerinden ayrılsın, kabiliyetleri inkişaf etsin.
Ene Değil Nahnü: “Sen” ve “ben” dememeli, “biz” diyerek konuşmalı. (Etrafına toplandığımız Hizmet-i Kur’aniye “Ene” yi kabul etmiyor, “Nahnü” istiyor)
Ebeveyn Hakkı: Anne babaya şefkatlerinden dolayı aldanmamak. Anne, baba bu hizmette bulunduğumuz için “Hakkımızı helal etmeyiz” deseler, yine bu hizmetin daha ehemmiyetli olduğunu bilerek, hizmete devam etmeliyiz.
Yaş kırka baliğ olduğunda, iyi olsun kötü olsun ve nasıl bir ahlak olursa olsun; rüsuh peyda eder, meleke haline gelir daha terki mümkün olmaz. (İşara’tü’l-İ’caz’dan)
Bizlerin bu zamanda ihtiyacı, tahkik-i imandır. Akıl, ruh ve kalbimizi, bütün manevi cihazatımızı nur-u imanla doldurmalıyız. Çünkü insanın 30-40 yaşlarına kadar kabiliyet ve
Bir Dava Adamının Notları 2 uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir