İhsarla İlgili Meseleler

Büyük İslam İlmihali · Sayfa 382

KitapBüyük İslam İlmihali
Sayfa382–383
SeviyeAlt başlık

Büyük İslam İlmihali kitabının "İhsarla İlgili Meseleler" bölümü 382. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Büyük İslam İlmihali.

101- Piyade olarak hac etmeyi adayan kimse, sahih olan görüşe göre, evinden ve diğer bir görüşe göre, ihrama gireceği yerden itibaren piyade olarak gidip hac eder. Ziyaret tavafını yapmadan önce vasıtaya binse, kurban kesmesi gerekir.

102- Bir adak olmaksızın hac yolunda canını korumak ve usanmadan sakınmak için binitli olmak piyade olmaktan daha faziletlidir.

Bununla beraber yürümeye gücü yeten kimse için, piyade olarak gidip hac etmenin daha faziletli olduğunu söyleyenler de vardır.

İhsarla İlgili Meseleler

103- İhsar, lûgatta, bir kimseyi istediği yere ulaşmaktan alıkoymak ve hapsetmek manasınadır. Din deyiminde: "Hac için ihrama girmiş bir kimsenin, Arafat'da vakfe ile Ziyaret tavafından alıkonması, Umre için ihrama girmiş olanın da tavafdan engellenmesi" demektir. Bu şekilde engellenen kimseye "Muhsar" denir.

Hac yolunda bulunan kadının kocası veya mahremi ölürse, o kadın "muhsar" sayılır.

104- İhsar, bir nevi zorunlu cinayet sayılır. Onun için bundan dolayı kurban kesilmesi ve bu şekilde ihramdan çıkılması gerekir. Bu kurbana "İhsar demi" denir.

Örnek: İhrama girmiş olan kimse, bir hastalıktan veya düşmandan veya parasının tükenmesinden dolayı haccını yerine getiremezse, Harem bölgesinde kesilmek üzere Mekke'ye bir koyun veya onun parasını gönderir. Bunun kesileceği saat arkasından ihramdan çıkmış olur.

105- İhsardan dolayı ihrama son vermek için, İmam Azam ile İmam Muhammed'e göre, yalnız kurban kesilmesi yeterlidir. Ayrıca traş olmak veya saçları kısaltmak gerekmez. İmam Ebû Yusuf ile İmam Şafiî'ye göre, traş olmak veya saç kısaltmak da gerekir. Bunlar hac işlerindendir.

Bir görüşe göre de, Harem bölgesi içinde meydana gelen bir ihsardan dolayı ihramdan çıkmak için traş olmak veya saç kısaltmak gerekir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hudeybiye'de böyle yapmıştır.

106- Muhsar'a ait kurbanın nahr (kurban kesme) günlerinin içinde kesilmesi, İmam Azam'a göre şart değildir; bu günlerden önce ve sonra da kesilebilir.

107- Bir muhsar fakir olsa bile, kurban kesmedikçe ihramdan çıkamaz.

(İmam Şafiî'nin bir görüşüne göre, fakir olan muhsar, kurban yerine on gün oruç tutar. Yine İmam Şafiî'ye göre ihsar kurbanı, ihsarın meydana geldiği yerde de kesilebilir.)

Sayfa 383

108- Bir kimse, Kıran Hacca niyet ederek ihrama girdikten sonra hacdan engellenirse (muhsar olursa), Harem bölgesinde kesilmek üzere iki adet kurban gönderir. Bunlardan biri farz haccı, diğeri de umresi içindir. Böyle iki kurban kesilmedikçe ihramdan çıkmış olmaz.

109- Hac veya umreden engellenen bir muhrim, gönderdiği kurban ile ihramdan çıktıktan sonra aynı mevsimde hacca veya umreye imkân bulsa, alıkonduğu hacca veya umreye bedel hac veya umre etmesi gerekir. Bunlardan birini yapmadıkça ihramdan çıkmış olmaz. Çünkü bu muhrim, başlamış olduğu bir haccı veya umreyi kaçırmış olan kimse gibi sayılır.

110- Kıran Hacca niyet etmiş olan kimse, hac ile umreden engellendiği cihetle Harem bölgesinde kesilmek için kurban gönderip de ihramdan çıktıktan sonra, engeller kalktığı için Harem'e gidip umresi ile haccını yapmaya imkân kazansa, üzerine bir hac ile iki umre gerekir. Bunlardan bir hac ile bir umre kaza olarak gerekir. Çünkü bunlar ihrama girmesi ile kendisine gerekli olmuştur. Diğer bir umre de, bunlara ait ihramdan çıkmış olmakdan dolayı gerekir. Bu farz hac ile iki umre, değişik zamanlarda yapılabilir.

111- Yalnız umre için ihrama giren bir insan, umrenin rükünleri olan tavaf ile sa'ydan engellenecek olsa, ihramdan çıkmak için Harem bölgesine bir kurban gönderir, bu umresini de ileride imkân bulduğu zaman kaza eder. Bu umreye "Umretü'l-Kaza" deriz.

(İmam Malik'e göre, umre yapan kimse, ihsardan dolayı kurban kesmekle ihramdan çıkmış olmaz; çünkü umrenin vakti belli günler değildir, kaçırılmasından korkulmaz.)

112- İhramda olan kimse hacdan engellenmekle kurban gönderip de, ondan sonra engelin kalkması sebebiyle haccı yapmaya imkân kazansa, hemen haccını yerine getirmeye başlar, çünkü aslı yerine getirmeye imkân bulmuştur. Bu durumda kurbanına daha kesilmeden yetişirse, ona sahib olur ve onu istediği gibi kullanabilir. Çünkü onu kesme zorunluğundan kurtulmuştur.

113- Bir insan Arefe günü Arafat'da durduktan (vakfe yaptıktan) sonra, ziyaret tavafından ve diğer hac işlerinden engellense, bununla muhsar olmaz. Çünkü haccını tamamlamaya imkânı vardır, kaçırılmasından korkulmaz. Ziyaret tavafı her zaman yapılabilir.

Aksine olarak Arafat'da vakfeden engellendiği halde, yalnız ziyaret tavafına muvaffak olan kimse de muhsar değildir; çünkü haccı kaçıran kimse, tavaf ile ihramdan çıkmış olur. İhsardan dolayı kurban gerekmez. Kaçırmış olduğu haccı kaza etmesi gerekir.

114- Mikattan farz hacca veya adadığı hacca veya nafileye niyet ederek ihrama giren kimse, arefe günü zevalden sonra Bayram gününün fecrine kadar bir an bile olsa, Arafat'da bulunmazsa (vakfe yapmazsa), hac kaçırılmış olur. Artık ihramdan çıkması için umre yapması ve bu haccı da gelecek yıl kaza etmesi gerekir. Bu umre için de ayrıca ihram gerekmez. O kaçınlan haccın ihramı buna da yeterlidir. Bu umreye başlayınca telbiyeye son verir.

Sayfa 382   Okuyucuda devam et

Büyük İslam İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir