Resûlullah Efendimizin Kabrini Ziyaret
Büyük İslam İlmihali · Sayfa 384
Büyük İslam İlmihali kitabının "Resûlullah Efendimizin Kabrini Ziyaret" bölümü 384. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Büyük İslam İlmihali.
Bu kimse eğer Kıran hacca niyet etmişse, iki defa umre yapması gerekir. Onun için iki defa tavaf eder ve iki defa da Safa ile Merve arasında sa'y eder. Bunların birincileri, niyet edilmiş olan hac ile umreye bedeldir. İkincileri de, haccın ihramından çıkmak içindir. Bu ikinci umreye başlayıp Hacer-i Esved-i selâmlaması anında telbiyeye son verir.
115- Bedel (naib) olarak ihrama giren kimse, hacdan engellense, Harem'e gönderilecek olan kurbanın bedelini ödemek âmire gerekir. Çünkü âmirinin adına bu işe katlanmıştır. Bundan kurtulmak için âmirinin yardımına ihtiyacı vardır. Bu durumda naib, âmirinin malından yapmış olduğu harcamaları ödemesi gerekmez. Çünkü bu bir arızadır, naibin isteğiyle olan iş değildir. Fakat bir naib, hac yasaklarından birini kendi iradesiyle yapacak olursa, gereken kurbanın bedeli kendisine ait olur. Çünkü yasak olan o işi, kendi iradesi ile yapmıştır.
Resûlullah Efendimizin Kabrini Ziyaret
116- Hac yolculuğunda bulunanların Medine-i Münevvere'ye giderek Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin Mescid-i Şeriflerini ve Kabr-i Saadetlerini ziyaret etmeleri pek önemli bir görevdir.
Bazı alimlerin açıklamalarına göre, önce hac görevini yerine getirmeli ve bu sebeble Yüce Allah'ın bağışlaması ile günahlardan arınmalı da ondan sonra Hazret-i Peygamberin ziyaretine gitmelidir. Bununla beraber Hac yapmadan önce Medine-i Münevvere'ye gidilebilir.
117- Şam yolcuları gibi, Mekke'ye gitmek üzere yolları Medine-i Münevvere'ye uğrayanlar için önce Peygamber Efendimizi ziyaret etmek bir görevdir. Allah'ın rahmetine kavuşmaya bir vesiledir. Bunu bir an önce yapmamak bir gevşeklik sayılır. Bu ziyaret, namazların evvellerinde olan sünnetlere benzer. Bu durumda hac ve umre için ihram sonraya bırakılmış olur. Mekke'ye gidileceği zaman, Medine'liler gibi Zülhuleyfe'den ihrama girilir. Medine halkının Mikat'ı Zülhuleyfe'dir.
118- Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimizin nur dolu Kabri Saadetlerini ziyaret, Allah rızasına kavuşmanın en faziletlisi ve en şereflisidir. Nasıl olmasın ki, bütün kâinat, o şanı büyük peygamberin nurundan yaratılmıştır. Bütün beşeriyetin en büyük ve en muhteşem rehberi (öncüsü) O'dur. Bütün insanlara Yüce Allah'ın hak dinini, mübarek kitabını tebliğ ederek onları hakdan, faziletten ve gerçek medeniyetten haberdar eden O'dur.
119- Hazret-i Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, şanı yüksek bir Peygamderdir ki, onun temiz hayatı, bütün işleri ve kutsal sözleri bütün insanlık âlemini hayrete düşürecek bir fazilet ve hikmet kaynağıdır.
O, öyle değeri yüksek bir peygamberdir ki, bütün insanlığın selâmet ve mutluluğuna çalışarak yeryüzünde en mutlu bir devrim meydana getirmiştir.
O, öyle büyük bir peygamberdir ki, saadet dolu kabrinde her an İlâhî nurlar parıldayıp durmaktadır.
O, öyle yüksek bir varlıktır ki, onun saadet Mescidi bir güven yeri olup nurlu kabri ile mübarek minberi arası Cennet bahçelerinden hoş bir bahçedir.
O, öyle yüce bir Peygamberdir ki, mübarek vücudunun topraklarına sonsuz bir şeref ve üstünlük vermiş olduğu pak belde, İlâhî vahyin son tecelli yeri olup içinde İslâmiyetin binlerce kutsal anılarını ve şerefli olaylarını saklamaktadır. Artık hayat ve yaşantısı kutsal olan Peygamberin şeref dolu kabirlerini ziyaret etmek önemli bir görev olmaz mı?
120- Resûlullah Efendimizin şerefli kabirlerini ziyaret etmenin faziletine nihayet yoktur. Bir kudsî hadîs-i şerîfde şöyle buyurulmuştur: "Beni, ahirete göç edişimden sonra ziyaret eden, beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur. Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacibdir." Bunun için her müslüman ve özellikle hacca giden her iman sahibi, büyük bir engel karşısında kalmadıkça, muhakkak gidip Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizi ziyaret etmelidir.
Bütün Peygamberlerin sonuncusu olan O büyük Peygamberin yüceliği sayesinde hak ve hakikattan haberdar olup hidayete ve mutluluğa eren bir müslüman nasıl olur da, mübarek Hicaz bölgesine gitmişken o kutsal Peygamberin, o eşsiz nimet sahibinin pak kabrini, yüksek Mescidini ve mübarek beldesini ziyaret etmeksizin yurduna dönebilir.
Üstelik bir hadis-i şerifde: "Beytullah'ı ziyaret edip de beni ziyaret etmeyen, bana eziyet etmiş olur," buyurulmuştur.
Diğer bir hadis-i şerifin anlamı da şöyle: "Durumu elverişli iken beni ziyaret etmeyen bana eziyet etmiş olur."
121- Medine-i Münevvere'ye gideceklerin gözetmeleri gereken bazı haller vardır. Şöyle ki:
1) Medine-i Münevvere'ye gidecek olan kimse, Peygamber Efendimizin kabr-i şerifini ve Mescidini ziyaret niyetinde bulunmalıdır. Yolda sık sık Salât ve Selâm okumalı, mübarek beldeye yaklaşınca yıkanmalı, yeni elbiselerini giymeli, yenileri yoksa yıkanmışları giymeli. Bir zaruret yoksa piyade olarak edeb ve saygı ile yürümeli. O nurlu bölgeye girince de, duaya başlamalı. Kâinatın Efendisi olan Peygamberin hicret ettiği, Cibrîl-i Emîn'in son İlâhî vahyi indirmiş olduğu kutsal bir beldede bulunma şerefine kavuştuğunu düşünerek Salât ve Selâm'a devam etmelidir.
2) Medine-i Münevvere'ye girerken Besmele ile:
"De ki: Rabbim! Beni herhangi bir yere girdirirken, doğru ve mükemmel bir girişle girdir. Beni her nereden çıkarırsan doğru ve makbul bir çıkarışla çıkar ve bana kendi tarafından yardımcı olacak hak bir kuvvet ver," gibi bir âyeti kerîme okumalı ve şöylece Yüce Allah'a yalvarmalıdır:
Büyük İslam İlmihali uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir