Risale-i Nur’u Açık Şekilde Nazara Vermenin Ehemmiyeti
Esasat-ı Nuriye · Sayfa 160
Esasat-ı Nuriye kitabının "Risale-i Nur’u Açık Şekilde Nazara Vermenin Ehemmiyeti" bölümü 160. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Esasat-ı Nuriye.
Risale-i Nur'u Açık Şekilde Nazara Vermenin Ehemmiyeti
Risale-i Nur'u nazara vermeden veya metinlerini aynen yazmadan yalnız Risale-i Nurdan anlaşılan mânâyı neşr ve telkin etmenin caiz olup olmadığını aşağıda derc edilen bahislerden anlamaya çalışacağız.
Çünkü çeşitli neşriyat sahasında görülen bazı konuşma ve yazılardan dolayı bu ehemmiyetli meseleye dair bir tesbit ve araştırma ihtiyacı vardır.
Şer cereyanına karşı Risale-i Nur cereyanını izhar etmek gerektir.
Bu asırda Süfyaniyet cereyanı karşısında müceddidiyet cereyanını tanıtıp ona dehalet edilmesini sağlamak ve şahs-ı manevînin teşekkülüne çalışmak elzemdir. Risale-i Nur ve Nurculuk hareketi âlenî tanıtılıp nazara verilmezse böyle bir şahs-ı manevînin teşekkülüne yardım edilmemiş olur.
Hazret-i Üstad diyor ki:
28-«Ehl-i dalâlet ve haksızlık, tesanüd sebebiyle, cemaat suretindeki kuvvetli bir şahs-ı mânevînin dehâsıyla hücumu zamanında,o şahs-ı mânevîye karşı,en kuvvetli ferdî olan mukavemetin mağlûp düştüğünü anlayıp,ehl-i hak tarafındaki ittifak ile bir şahs-ı mânevî çıkarıp, o müthiş şahs-ı mânevî-i dalâlete karşı hakkaniyeti muhafaza ettirmek..» (Lem'alar sh: 151) şarttır.
29-«Bu hasta ve gaddar ve bedbaht asrın belâ ve vebasından ve zulüm ve zulmetinden en mücerreb bir kurtarıcı, Risale-i Nur'un mizanları ve muvazeneleriyle, neşrettiği nur olduğunu kırk bin şahid vardır. Demek Risale-i Nur'un dâiresine yakın bulunanlar içine girmezse,tehlike ihtimali kavîdir.» (Kastamonu Lâhikası sh: 110)
Risale-i Nur ve cereyanı nazara verilip tanıtılmazsa avam taifesi Nur dairesine nasıl girecek ve asrın tehlikesinden nasıl kurtulacak?
30-Evet «Bu acib asrın bu acib hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyânın tiryak misâl ilâçlarının nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metîn, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirdleri mukavemet edebilir. Öyleyse,herşeyden evvel onun dairesine girmeli, sadakatle, tam metanet ve ciddî
ihlâs ve tam itimadla ona yapışmak lâzım ki, o acib hastalığın tesirinden kurtulsun.» (Kastamonu Lâhikası sh: 105)
İhlâs ile dine hizmet etmek isteyen, şahsî ve ferdî hizmete bedel Nur hizmetine katılmalı.
31-«Risale-i Nur'un hizmetine iltihak etse, o iki elif gibi, onbir, belki yüzonbir kıymetinde ve kuvvetinde olacak ve karşıdaki ittifak etmiş dalâletlere karşı dayanacak. Bu zaman, ehl-i hakikat için, şahsiyet ve enaniyet zamanı değil. Zaman, cemaat zamanıdır.Cemaatten çıkan bir şahs-ı mânevî hükmeder ve dayanabilir.» (Kastamonu Lâhikası sh: 143)
32-«Madem hakikat budur,Risale-i Nur dairesinin yakınında bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarikat ve sofî meşreb zatlar onun cereyanına girmek ve ilim ve tarikattan gelen eski sermayeleriyle ona kuvvet vermek ve genişlemesine çalışmak ve şakirdlerini teşvik etmek ve bir buz parçası olan enaniyetini, tam bir havuzu kazanmak için o dairedeki âb-ı hayat havuzuna atıp eritmek gerektir ve elzemdir. Yoksa,Risale-i Nur'a karşı rakîbâne başka bir çığır açmakla hem o zarar eder, hem bu müstakim ve metin cadde-i Kur'âniyeye bilmeyerek zarar verir,zendekaya bir nevi yardım olur.» (Kastamonu Lâhikası sh: 122)
İşte böyle gayet ehemmiyetli hikmetler içindir ki, imha plânıyla verildikleri Afyon ağır ceza mahkemesinde muhakeme edilen kahraman Nurcular, resmen ve alenî olarak Risale-i Nuru ve Nurıun şakirdleri olduklarını haykırarak ilân etmişlerdir. Ezcümle, kahraman Zübeyr Gündüzalp ağabey mahkeme müdafaasında Nurculuğunu şöyle ilân ediyor:
33-«Risale-i Nur talebesi olduğumu memnuniyetle ve ilân edercesine söyleyebilirim.İnkâr etmek, Risale-i Nur'un bana verdiği fazilet dersleriyle zıt olduğu için, bu cürmü işlemem.Risale-i Nur'un okuyucusu olan bir kimse, okuduğunu gizleyemez. Bilâkis iftiharla bilâperva söylemekten çekinmez. Zira çekingenliği icab ettirecek hiçbir cümlesi veya kelimesi yoktur.» (Şualar sh: 544)
Bu müdafaaların tamamını görmek isteyenler, 14. Şua'ın son kısmına bakabilirler ve o dehşetli şartlar içinde yapılan alenî ve resmî ilânatları ibretle görürler.
Esasat-ı Nuriye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir