13- Tebliğ ve Neşir Vazifesi Esası

Esasat-ı Nuriye · Sayfa 151

KitapEsasat-ı Nuriye
Sayfa151–159
SeviyeAna bölüm

Esasat-ı Nuriye kitabının "13- Tebliğ ve Neşir Vazifesi Esası" bölümü 151. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Esasat-ı Nuriye.

13-tebliğ Ve Neşir Vazifesi Esası

(Vazife-i İlâhiyeye karışmamak düsturuna da bakınız.)

Peygamberimizin (a.s.m.) tebliğdeki ciddiyeti ve tavizsiz metaneti:

1-«ON ÜÇÜNCÜ ESAS: Hem tebliğ ettiği ahkâmın sağlamlığına öyle bir vüsuk ve güvenmekle söylüyor ve davet ediyor ki,dünya toplansa,onu bir hükmünden geri çevirip pişman edemez.Buna şahid, bütün tarih-i hayatı ve Siyer-i Seniyesidir.

ON DÖRDÜNCÜ ESAS: Hem öyle bir itmi'nân ile, bir itimad ile davet eder,tebliğ eder ki,kimseden minnet almaz, hiçbir müşkülâta karşı telâş etmez.Tereddütsüz, kemâl-i samimiyetle ve safvetle ve herkesten evvel kendisi amel edip kabul ederek,getirdiği ahkâmı ilân eder. Buna şahid ise, herkesçe, dost ve düşmanca malûm olan meşhur zühdü ve istiğnâsı ve dünyanın fâni müzeyyenâtına adem-i tenezzülüdür.» (Mektubat sh: 194)

2-«Hem,tebliğ-i risalette ve nâsı hakka davette o derece metanet ve sebat ve cesaret göstermiş ki, büyük devletler ve büyük dinler, hattâ kavim ve kabilesi ve amcası ona şiddetli adâvet ettikleri halde, zerre miktar bir eser-i tereddüd,bir telâş,bir korkaklık göstermemesi ve tek başıyla bütün dünyaya meydan okuması ve başa da çıkarması ve İslâmiyeti dünyanın başına geçirmesi ispat eder ki,tebliğ ve davette dahi misli olmamış ve olamaz.» (Şualar sh:129)

3-«Hem, öyle bir metanetle insanları dine dâvet ve öyle bir cür'etle risaletini tebliğ etmiş ki kavmi ve amcası ve dünyanın büyük devletleri ve eski dinlerin etba'ları ona muarız ve düşman oldukları halde, zerre kadar korkmayarak, çekinmeyerek umumuna meydan okuması ve başa da çıkarması emsalsiz bir hâlettir.» (Şualar sh: 622)

Bütün müslümanların kendilerine örnek edinmeleri mânâsını ifade eden "mukteda-i küll" vasfiyle tavsif edilen Peygamberimizin tavizsiz tebliğindeki gayreti:

Sayfa 152

4-«Üstad-ı mutlak, muktedâ-yı küll, rehberi ekmel olan Resul-i Ekrem

Aleyhissalâtü Vesselâm, (40)) وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلاَغُ olan ferman-ı

İlâhîyi kendine rehber-i mutlak ederek,insanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyade sa'y ve gayret ve ciddiyetle tebliğ etmiş.

Çünkü (41)) اِنَّكَ لَا تَهْدِى مَنْ اَحْبَبْتَ وَلَكِنَّ اللّٰهَ يَهْدِى مَنْ يَشَاۤءُ sırrıyla

anlamış ki, insanlara dinlettirmek ve hidayet vermek,Cenâb-ı Hakkın vazifesidir Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmazdı.» (Lem'alar sh: 131)

40 Nur Sûresi, 24:54.

41 Kasas Sûresi, 28:56.

Tebliğ bir vazifedir:

5-«Risale-i Nur'un mesleği ise, vazifesini yapar, Cenab-ı Hakkın vazifesine karışmaz.Vazifesi tebliğdir kabul ettirmek, Cenab-ı Hakkın vazifesidir.» (Kastamonu Lâhikası sh: 259)

Tebliğin muhtaçlara yapılması:

6-«Açık yazmadım ki, muhtaç olanlar işaret ile de maksad ve meramı hissetsin.Muhtaç olmayanlar ise zaten meşgul olmazlar ki, ihtiyaç hissetsinler. Demek meşgul olanlar, ihtiyacı hissetmişlerdir.» (Mesnevî-i Nuriye sh: 77, Tercüme A. Badıllı)

7-«Risale-i Nur,müşterileri aramaz müşteriler onu aramalı, yalvarmalı.» (Emirdağ Lâhikası-I sh: 223)

8-«Hem müşterileri aramak değil,belki müşteriler hakikî ihtiyacını hissedip ve yarasının tedavisi için Risale-i Nur'u aramasının lüzumu..» (Emirdağ Lâhikası-I sh: 257)

9-«Nurcular, müşterileri ve kendilerine taraftarları aramaya kendilerini mecbur bilmiyorlar."Vazifemiz hizmettir, müşterileri aramayız. Onlar gelsinler bizi arasınlar, bulsunlar" diyorlar.Kemmiyete ehemmiyet vermiyorlar.Hakikî ihlâsı taşıyan bir adamı, yüz adama tercih ediyorlar.» (Emirdağ Lâhikası-II sh: 170)

Sayfa 151   Okuyucuda devam et

Alt başlıklar

  1. Risale-i Nur’u Açık Şekilde Nazara Vermenin Ehemmiyeti160

Esasat-ı Nuriye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir