Dördüncü Nükte

Gençlik Rehberi · Sayfa 237

KitapGençlik Rehberi
Sayfa237–240
SeviyeAlt başlık

Gençlik Rehberi kitabının "Dördüncü Nükte" bölümü 237. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Gençlik Rehberi.

Şimendifer hademesi demişti:

"Beş kuruş ver, onlardan istediğin kadar vereceğim." Onun tabiri şudur ki; insanın helâl sa'yiyle meşru dairede gördüğü zevkler, lezzetler, keyfine kâfidir. Harama girmeye ihtiyaç bırakmaz. Sair kısımları sen tâbir edebilirsin...

DÖRDÜNCÜ NÜKTE:İnsan şu kâinat içinde pek nâzik ve nâzenin bir çocuğa benzer. Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü; o za'fın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcudat, ona musahhar olmuş.

Eğer insan zaafını anlayıp; kàlen, hâlen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdat eylese; o teshirin şükrünü eda ile beraber, matlûbuna öyle muvaffak olur ve maksatları ona öyle musahhar olur ki, iktidar-ı zâtîsiyle onun aşr-ı mi'şarına muvaffak olamaz. Yalnız bazı vakit lisân-ı hâl duasıyla hâsıl olan bir matlûbunu, yanlış olarak kendi iktidarına hamleder.

Meselâ; tavuğun yavrusunun zaafındaki kuvvet, tavuğu arslana saldırtır. Yeni dünyaya gelen arslanın yavrusu, o canavar ve aç arslanı kendine musahhar edip, onu aç bırakıp, kendi tok oluyor. İşte cây-ı dikkat, zaaftaki bir kuvvet ve şâyân-ı temaşâ bir cilve-i rahmet...

Sayfa 238

Nasılki nazdar bir çocuk ağlamasıyla, ya istemesiyle, ya hazîn hâliyle matlûblarına öyle muvaffak olur ve öyle kavîler ona musahhar olurlar ki; o matlûblardan binden birisine bin defa kuvvetciğiyle yetişemez. Demek zaaf ve acz, onun hakkında şefkat ve himâyeti tahrik ettikleri için, küçücük parmağıyla kahramanları kendine musahhar eder.

Şimdi böyle bir çocuk, o şefkati inkâr etmek ve o himâyeti ittiham etmek suretiyle, ahmakane bir gurur ile; "Ben kuvvetimle bunları teshir ediyorum." dese, elbette bir tokat yiyecektir.

İşte insan dahi Hâlık'ının rahmetini inkâr ve hikmetini ittiham edecek bir tarzda küfran-ı nîmet suretinde Kârun gibi

اِنَّمَٓا اُ۫وت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ

"Bu servet, bilgim sayesinde bana verilmiştir." Kasas Sûresi, 28:78.

yâni; "Ben kendi ilmimle, kendi iktidarımla kazandım." dese, elbette sille-i azaba kendini müstehak eder.

Demek şu meşhud saltanat-ı insaniyet ve terakkiyat-ı beşeriye ve kemâlât-ı medeniyet; celb ile değil, galebe ile değil, cidâl ile değil; belki ona onun zaafı için teshir edilmiş, onun aczi için ona muavenet edilmiş, onun fakrı için ona ihsan edilmiş, onun cehli için ona

Sayfa 237   Okuyucuda devam et

Gençlik Rehberi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir