Dördüncü Sır
Gençlik Rehberi · Sayfa 191
Gençlik Rehberi kitabının "Dördüncü Sır" bölümü 191. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Gençlik Rehberi.
işlerin mebdelerine bak. Ve Besmelenin azamet-i kadrine en kat'î bir hüccet şudur ki: İmâm-ı Şafiî (R.A.) gibi çok büyük müçtehidler demişler: "Besmele, tek bir âyet olduğu halde, Kur'ân'da yüz ondört defa nâzil olmuştur."
DÖRDÜNCÜ SIR:Hadsiz kesret içinde Vâhidiyet tecellisi, hitab-ı
اِيَّاكَ نَعْبُدُ
"(Ey Rabbimiz) ancak Sana kulluk ederiz." Fâtiha Sûresi, 1:5.
demekle herkese kâfi gelmiyor. Fikir dağılıyor. Mecmuundaki vahdet arkasında Zât-ı Ehadiyeti mülâhaza edip
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ اِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُ
"Ancak sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz." Fâtiha Sûresi, 1:5.
demeğe Küre-i Arz vüs'atinde bir kalb bulunmak lâzım geliyor. Ve bu sırra binaen, cüz'iyatta zâhir bir surette sikke-i Ehadiyet'i gösterdiği gibi, herbir nevide sikke-i Ehadiyet'i göstermek ve Zât-ı Ehad'i mülahaza ettirmek için hâtem-i Rahmâniyet içinde bir sikke-i Ehadiyet'i gösteriyor; tâ külfetsiz herkes her mertebede
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُ
"Ancak sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz." Fâtiha Sûresi, 1:5.
deyip doğrudan doğruya Zât-ı Akdes'e hitap ederek müteveccih olsun.
İşte Kur'ân-ı Hakîm, bu sırr-ı azîmi ifade içindir ki, kâinatın daire-i âzamından meselâ
semâvât ve arzın hilkatinden bahsettiği vakit, birden en küçük bir daireden ve en dakik bir cüz'îden bahseder; tâ ki, zâhir bir surette hâtem-i Ehadiyet'i göstersin. Meselâ; hilkât-ı semâvât ve arzdan bahsi içinde; hilkât-i insandan ve insanın sesinden ve sîmasındaki dekâik-ı nîmet ve hikmetten bahis açar; tâ ki, fikir dağılmasın, kalb boğulmasın, ruh Mâbudunu doğrudan doğruya bulsun. Meselâ:
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاخْتِلاَفُ اَلْسِنَتِكُمْ وَ اَلْوَانِكُمْ
"Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin, seslerinizin ve simalarınızın farklılığı da yine Onun âyetlerindendir." Rum Sûresi, 30:22.
âyeti, mezkûr hakikatı mu'cizane bir surette gösteriyor.
Evet, hadsiz mahlûkatta ve nihayetsiz bir kesrette vahdet sikkeleri, mütedâhil daireler gibi en büyüğünden, en küçük sikkeye kadar envâı ve mertebeleri vardır. Fakat o vahdet ne kadar olsa yine kesret içinde bir vahdettir. Hakikî hitabı tam temin edemiyor. Onun için, vahdet arkasında Ehadiyet sikkesi bulunmak lâzımdır. Tâ ki, kesreti hatıra getirmesin. Doğrudan doğruya Zât-ı Akdes'e karşı kalbe yol açsın. Hem, sikke-i Ehadiyet'e nazarları çevirmek ve kalbleri celbetmek için o sikke-i Ehadiyet üstünde gayet câzibedar bir nakış ve gayet parlak bir nur ve gayet şirin bir halâvet ve gayet sevimli bir cemâl ve gayet kuvvetli bir
Gençlik Rehberi uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir