Hakikat Nurları — Sayfa 109
İkinci Mes'ele
Hakikat Nurları kitabının 109. sayfası — İkinci Mes'ele bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Kur'ân-ı Hakîm'den alınan mârifet ise, huzur-u daimîyi vermekle beraber, ne kâinatı mahkûm-u adem eder, ne de nisyan-ı mutlakta hapseder. Belki başıbozukluktan çıkarıp, Cenâb-ı Hak namına istihdam eder. Her şey mir'ât-ı mârifet olur. Sa'dî-i Şirazî'nin dediği gibi:
دَرْ نَظَرِ هُوشِيَارْ هَرْ وَرَق۪ى دَفْتَرِيسْتْ اَزْ مَعْرِفَتِ كِرْدِگَارْ
Her şeyde Cenâb-ı Hakk'ın mârifetine bir pencere açar.
Bazı Sözler'de ulemâ-i ilm-i Kelâm'ın mesleğiyle, Kur'ân'dan alınan minhâc-ı hakikînin farkları hakkında şöyle bir temsil söylemişiz ki; meselâ, bir su getirmek için, bazıları küngân (su borusu) ile uzak yerden, dağlar altında kazar, su getirir. Bir kısım da, her yerde kuyu kazar, su çıkarır. Birinci kısım çok zahmetlidir; tıkanır, kesilir. Fakat her yerde kuyuları kazıp su çıkarmağa ehil olanlar, zahmetsiz herbir yerde suyu buldukları gibi; aynen öyle de, ulemâ-i ilm-i Kelâm, esbabı, nihâyet-i âlemde teselsül ve devrin muhâliyeti ile kesip, sonra Vâcibü'l-Vücûd'un vücûdunu onunla isbat ediyorlar. Uzun bir yolda gidiliyor.
Amma Kur'ân-ı Hakîm'in minhâc-ı hakikîsi
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir