Hakikat Nurları — Sayfa 133
Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale
Hakikat Nurları kitabının 133. sayfası — Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
ay evvel eline yetiştirdi. O Söz, onu mânevî kirlerinden ve evham ve gafletten temizlemekle beraber; âdeta mertebe-i velâyete çıkmış gibi, vefatından evvel yazdığı mektubunda üç zâhir kerâmet izhar etmiş. Yirmiyedinci Mektub'un fıkraları içinde dercedilmiş, müracaat olunsun.
Üçüncü Misal:Burdur'lu Hasan Efendi isminde ehl-i kalb bir âhiret kardeşim ve talebem vardı. Bana karşı haddimden çok fazla hüsn-ü zan ederek, büyük bir veliden himmet beklemek gibi, bîçare benden medet bekliyordu. Birdenbire, hiç münasebet yokken, Otuzikinci Söz'ü Burdur köylerinde oturan birisine mütâlaa etmek üzere verdim. Sonra Hasan Efendi hatırıma geldi, dedim: "Şayet Burdur'a gidersen Hasan Efendi'ye ver, beş-altı gün mütâlaa etsin." O adam gitmiş, doğrudan doğruya Hasan Efendi'ye vermiş. Hasan Efendi'nin eceli otuz-kırk gün kalmıştı. Gayet susamış bir adamın, âb-ı kevser gibi tatlı suya rastgelirken yapışması gibi; öyle de Otuzikinci Söz'e yapışmış, mütemâdiyen mütâlaa yapa yapa ve tefeyyüz ede ede, hususan Üçüncü Mevkıfı'ndaki muhabbetullah bahsinde, tamamıyla derdine deva bulmuş ve bir kutb-u âzamdan beklediği feyzi onda bulmuş.
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir