Hakikat Nurları — Sayfa 140
Sahabeler Risalesinin âhirindeki ehemmiyetli dört sual - cevab
Hakikat Nurları kitabının 140. sayfası — Sahabeler Risalesinin âhirindeki ehemmiyetli dört sual - cevab bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Elcevap: Şu mes'eleyi söyleyen iki kısımdır: Bir kısmı, sâfi ehl-i diyanet ve ehl-i ilimdir ki; bazı ehâdîsi görmüşler, şu zamanda ehl-i takvâ ve salâhatı teşvik ve terğib için öyle mebhaslar açıyorlar. Bu kısma karşı sözümüz yok. Zâten onlar azdırlar, çabuk da intibaha gelirler. Diğer kısım ise gayet müthiş mağrur insanlardır ki; mezhebsizliklerini, müçtehidîn-i izâma müsavât davası altında neşretmek istiyorlar ve dinsizliklerini, sahâbeye karşı müsavât dâvâsı altında icra etmek istiyorlar. Çünkü:
Evvelen; o ehl-i dalâlet sefâhete girmiş, sefâhette tiryaki olmuş; sefâhete mâni olan tekâlif-i Şer'iye'yi yapamıyor. Kendine bir bahâne bulmak için der ki: "Şu mesâil içtihadiyedirler. O mesâilde, mezhebler birbirine muhâlif gidiyor. Hem onlar da bizim gibi insanlardır, hata edebilirler. Öyle ise biz de onlar gibi içtihad ederiz, istediğimiz gibi ibâdetimizi yaparız. Onlara tâbi olmaya ne mecburiyetimiz var?" İşte bu bedbahtlar, bu desise-i şeytaniye ile, başlarını mezâhibin zincirinden çıkarıyorlar. Bunların şu davaları ne kadar çürük, ne kadar esassız olduğu Yirmiyedinci Söz'de kat'î bir sûrette gösterildiğinden ona havâle ederiz.
Sâniyen; o kısım ehl-i dalâlet baktılar ki,
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir