Üçüncü Nükte
Hakikat Nurları · Sayfa 24
Hakikat Nurları kitabının "Üçüncü Nükte" bölümü 24. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hakikat Nurları.
ÜÇÜNCÜ NÜKTE:
اِلاَّ الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبٰى
âyetinin bir kavle göre mânası: "Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, vazife-i risâletin icrâsına mukâbil ücret istemez, yalnız Âl-i Beytine meveddeti istiyor."
Eğer denilse:Bu mânaya göre karâbet-i nesliye cihetinden gelen bir faide gözetilmiş görünüyor. Halbuki,
اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْ
sırrına binaen karâbet-i nesliye değil, belki kurbiyet-i İlâhiye noktasında vazife-i risâlet cereyan ediyor?
Elcevap:Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gayb-âşina nazarıyla görmüş ki: Âl-i Beyti, Âlem-i İslâm içinde bir şecere-i nûrâniye hükmüne geçecek. Âlem-i İslâmın bütün tabakâtında kemâlât-ı insaniye dersinde rehberlik ve mürşidlik vazifesini görecek zâtlar, ekseriyet-i mutlaka ile Âl-i Beytten çıkacak. Teşehhüddeki ümmetin "Âl" hakkındaki duası ki,
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى اِبْرَاه۪يمَ وَ عَلٰى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
dir. Makbul olacağını keşfetmiş. Yani nasıl ki
millet-i İbrâhimiye'de ekseriyet-i mutlaka ile nurânî rehberler Hazret-i İbrahim'in (A.S.) âlinden, neslinden olan enbiya olduğu gibi; ümmet-i Muhammediyede de (A.S.M.) vezâif-i azîme-i İslâmiyette ve ekser turuk ve mesâlikinde Enbiya-i Benî-İsrail gibi, Aktâb-ı Âl-i Beyt-i Muhammediyeyi (A.S.M.) görmüş. Onun için
لآَ اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلاَّ الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبٰى
demesiyle emrolunarak, Âl-i Beyt'e karşı ümmetin meveddetini istemiş.
Bu hakikatı teyid eden mükerrer rivâyetlerde fermân etmiş: "Size iki şey bırakıyorum. Onlara temessük etseniz, necat bulursunuz; biri Kitabullah, biri Âl-i Beytim." Çünkü, Sünnet-i Seniyye'nin menbaı ve muhafızı ve her cihetle iltizam etmesiyle mükellef olan Âl-i Beyt'tir.
İşte bu sırra binaendir ki; Kitap ve Sünnete ittibâ ünvanıyla bu hakikat-ı hadîsiye bildirilmiştir. Demek Âl-i Beytten, vazife-i risâletçe murâdı; Sünnet-i Seniyye'sidir. Sünnet-i Seniyyeye ittibâı terkeden, hakikî Âl-i Beytten olmadığı gibi, Âl-i Beyt'e hakikî dost da olamaz.
Hem ümmetini Âl-i Beyt'in etrafında toplamak arzusunun sırrı şudur ki; zaman geçtikçe
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir