Yedinci Telvih
Hakikat Nurları · Sayfa 67
Hakikat Nurları kitabının "Yedinci Telvih" bölümü 67. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hakikat Nurları.
kerâmet, ezvak ve envâr verildiği vakit, bir iltifât-ı İlahî nev'inden kabul edip setrine çalışıyorlar. Fahre değil, belki şükre, ubûdiyete daha ziyâde giriyorlar. Çokları o ahvâlin istitar ve inkıtâını istemişler, tâ ki amellerindeki ihlâs zedelenmesin. Evet makbul bir insan hakkında en mühim bir ihsân-ı İlahî, ihsânını ona ihsas etmemektir; tâ niyazdan naza ve şükürden fahre girmesin.
İşte bu hakikata binâendir ki, velâyeti ve tarîkatı isteyenler; eğer velâyetin bazı tereşşuhatı olan ezvak ve kerâmâtı isterlerse ve onlara müteveccih ise ve onlardan hoşlansa; bâki uhrevî meyveleri, fâni dünyada, fâni bir sûrette yemek kâbilinden olmakla beraber; velâyetin mâyesi olan ihlâsı kaybedip, velâyetin kaçmasına meydan açar.
YEDİNCİ TELVİH: "Dört Nükte"dir.
Birinci Nükte:Şeriat doğrudan doğruya, gölgesiz, perdesiz, sırr-ı ehadiyet ile rubûbiyet-i mutlaka noktasında hitab-ı İlâhînin neticesidir. Tarîkatın ve hakikatın en yüksek mertebeleri, şeriatın cüzleri hükmüne geçer. Yoksa daima vesile ve mukaddime ve hâdim hükmündedirler. Neticeleri, şeriatın muhkemâtıdır. Yani; hakâik-i şeriata yetişmek için, tarîkat ve
hakikat meslekleri, vesile ve hâdim ve basamaklar hükmündedir. Git gide en yüksek mertebede, nefs-i şeriatta bulunan mâna-yı hakikat ve sırr-ı tarîkata inkılâb ederler. O vakit, şeriât-ı kübrânın cüzleri oluyorlar. Yoksa bazı ehl-i tasavvufun zannettikleri gibi, şeriatı zâhirî bir kışır, hakikatı onun içi ve neticesi ve gayesi tasavvur etmek doğru değildir.
Evet şeriatın, tabakât-ı nâsa göre inkişâfatı ayrı ayrıdır. Avâm-ı nâsa göre zâhir-i şeriatı, hakikat-ı şeriat zannedip, havassa münkeşif olan şeriatın mertebesine "hakikat ve tarîkat" namı vermek yanlıştır. Şeriatın umum tabakâta bakacak meratibi var.
İşte bu sırra binâendir ki, ehl-i tarîkat ve ashâb-ı hakikat ileri gittikçe, hakâik-i şeriata karşı incizabları, iştiyakları, ittibâları ziyâdeleşiyor. En küçük bir Sünnet-i Seniyye'yi, en büyük bir maksad gibi telakki edip, onun ittibâına çalışıyorlar, onu taklid ediyorlar. Çünkü vahiy ne kadar ilhamdan yüksek ise; semere-i vahiy olan âdâb-ı şer'iye, o derece semere-i ilham olan âdâb-ı tarîkattan yüksek ve ehemmiyetlidir. Onun için, tarîkatın en mühim esası, Sünnet-i Seniyye'ye ittibâ etmektir.
İkinci Nükte:Tarîkat ve hakikat, vesilelikten
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir