Sekizinci Telvih

Hakikat Nurları · Sayfa 73

KitapHakikat Nurları
Sayfa73–76
SeviyeAlt başlık

Hakikat Nurları kitabının "Sekizinci Telvih" bölümü 73. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hakikat Nurları.

yetişemediğinden ve geniş kavânin-i Ehl-i Sünnet, onların dar fikirlerine yerleşmediğinden, inkâr ettiklerinden merdutturlar. Aynen bu İlm-i Kelâm'daki Ehl-i Îtizal'in, Ehl-i Sünnet ve Cemaat'a muhâlefeti olduğu gibi, Sünnet-i Seniyye hâricindeki bir kısım ehl-i tarîkatın muhâlefeti dahi iki cihetledir:

Biri: Zemahşerî gibi hâline, meşrebine meftûniyet cihetinde daha derece-i zevkine yetişemediği âdâb-ı şeriata karşı bir derece lâkayd kalır.

Diğer kısmı ise:Hâşâ âdâb-ı şeriata, desâtir-i tarîkata nisbeten ehemmiyetsiz bakar. Çünkü dar havsalası, o geniş ezvâkı ihâta edemiyor ve kısa makamı, o yüksek âdâba yetişemiyor.

SEKİZİNCİ TELVİH:Sekiz vartayı beyan eder.

Birincisi:Sünnet-i Seniyye'ye tamam ittibâı riayet etmeyen bir kısım ehl-i sülûk; velâyeti, nübüvvete tercih etmekle vartaya düşer. Yirmidördüncü ve Otuzbirinci Söz'lerde, nübüvvet ne kadar yüksek olduğu ve velâyet ona nisbeten ne kadar sönük olduğu isbat edilmiştir.

İkincisi:Ehl-i tarîkatın bir kısım müfrit evliyâsını sahâbeye tercih, hatta enbiyâ derecesinde

Sayfa 74

görmekle vartaya düşer. Onikinci ve Yirmiyedinci Sözler'de ve sahâbeler hakkındaki zeylinde kat'î isbât edilmiştir ki: sahâbelerde öyle bir hâssa-i sohbet var ki, velâyet ile yetişilmez ve sahâbelere tefevvuk edilmez ve enbiyâya hiçbir vakit evliyâ yetişmez.

Üçüncüsü:İfrât ile tarîkat taassubu taşıyanların bir kısmı, âdâb ve evrâd-ı tarîkatı Sünnet-i Seniyye'ye tercih etmekle sünnete muhâlefet edip, sünneti terkeder, fakat virdini bırakmaz. O sûretle âdâb-ı şer'iyeye bir lâkaydlık vaziyeti gelir, vartaya düşer.

Çok Söz'lerde isbat edildiği gibi ve İmâm-ı Gazalî, İmâm-ı Rabbânî gibi muhakkikîn-i ehl-i tarîkat derler ki: "Birtek Sünnet-i Seniyye'ye ittibâ noktasında hâsıl olan makbûliyet, yüz âdâb ve nevâfil-i hususiyeden gelemez. Bir farz, bin sünnete müreccah olduğu gibi; bir Sünnet-i Seniyye dahi, bin âdâb-ı tasavvufa müreccahtır." demişler.

Dördüncüsü:Müfrit bir kısım ehl-i tasavvuf; ilhamı, vahiy gibi zanneder ve ilhamı, vahiy nev'inden telakki eder, vartaya düşer. Vahyin derecesi ne kadar yüksek ve küllî ve kudsî olduğu ve ilhâmat ona nisbeten ne derece cüz'î ve sönük olduğu, Onikinci Söz'de

Sayfa 73   Okuyucuda devam et

Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir