Onuncu Suret
Haşir Risalesi · Sayfa 19
Haşir Risalesi kitabının "Onuncu Suret" bölümü 19. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Haşir Risalesi.
Halbuki, o muhbirler hem tevâtür derecesinde çok, hem icmâ kuvvetinde bir ittifakla haber veriyorlar ki: Şu bazı âsârı görünen saltanât-ı azîmenin medarı ve makarrı, buradan uzak bir başka memlekettedir ve şu meydân-ı imtihanda binalar muvakkattırlar. Sonra dâimî saraylara tebdil edilecek, bu yerler değişecekler.
Çünkü, eserleriyle azameti anlaşılan şu muhteşem, zevâlsiz saltanat; böyle geçici, devamsız, bîkarar, ehemmiyetsiz, mütegayyir, bekâsız, nâkıs, tekemmülsüz umûrlar üzerinde kurulmaz, durulmaz... Demek ona lâyık, dâimî, müstekar, zevâlsiz, müstemir, mükemmel, muhteşem umûrlar üzerinde duruyor.
Demek, bir diyâr-ı âher var, elbette o makarra gidilecektir...
ONUNCU SÛRET
Gel, bugün nevrûz-u sultânîdir.
(Hâşiye): Bu suretin remzini Dokuzuncu Hakikat'ta göreceksin. Meselâ: Nevruz günü, bahar mevsimine işarettir. Çiçekli, yeşil sahra ise, bahar mevsimindeki rûy-i zemindir. Değişen perdeler, manzaralar ise, fasl-ı baharın ibtidasından, yazın intihasına kadar, Sâni-i Kadîr-i Zülcelâl'in, Fâtır-ı Hakîm-i Zülcemâl'in kemâl-i intizam ile değiştirdiği ve kemâl-i Rahmet ile tazelendirdiği ve birbiri arkasında gönderdiği mevcûdât-ı bahariye tabakâtına ve masnûât-ı sayfiye taifelerine ve erzâk-ı hayvâniye ve insâniyeye medar olan mat'ûmâta işarettir.
Bir tebeddülât olacak, acib işler çıkacak. Şu baharın şu güzel gününde, şu güzel çiçekli olan şu yeşil sahraya gidip bir seyran ederiz.
İşte bak! Ahâli de bu tarafa geliyorlar. Bak, bir sihir var. O binalar birden harab oldular. Başka bir şekil aldı. Bak, bir mu'cize var. O harap olan binalar, birden burada yapıldı. Âdeta bu hâlî bir çöl, bir medenî şehir oldu. Bak, sinema perdeleri gibi her saat başka bir âlem gösterir, başka bir şekil alır.
Buna dikkat et ki, o kadar karışık, sür'atli, kesretli, hakikî perdeler içinde ne kadar mükemmel bir intizam vardır ki, her şey yerli yerine konuluyor. Hayâlî sinema perdeleri dahi, bunun kadar muntazam olamaz. Milyonlar mâhir sihirbazlar dahi, bu san'atları yapamazlar. Demek, bize görünmeyen o Padişah'ın çok büyük mu'cizeleri vardır.
Ey sersem! Sen diyorsun: "Nasıl bu koca memleket tahrip edilip, başka yere kurulacak?"
İşte görüyorsun ki her saat, senin aklın kabul etmediği o tebdîl-i diyar gibi çok inkılâblar, tebdiller oluyor. Şu toplanmak, dağılmak
Haşir Risalesi uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir